Max Demian

Max Demian
@Demiian
Içinizdeki güç canlandığı zaman, derdi, çevrenizdeki hayat da yeni bir anlam kazanacak, şimdi görmediğiniz şeyleri görecek, işitmediginiz şeyleri işiteceksiniz: Sinirleriniz birer tel gibi ses verecek, dünyaların müziğini duyacaksınız, otların büyüdüğünü işiteceksiniz. Bekleyin, acele etmeyin, bir gün kendiliğinden olacak bu.
Edebiyat
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖

Max Demian

, 2022 okuma hedefini ekledi.
2022 OKUMA HEDEFİ
0/20 kitap - %0 tamamlandı
Henüz kitap okumadı
20 kitap
0 sayfa
0 inceleme
25 alıntı
Hiç kimse intihara karar vermez. Intihar bazılarına mahsustur. Onların yaradılışında vardır. Herkesin yazgısı alnına yazılmıştır. Intihar da bazı kimselerle birlikte doğmuştur. Ben, yaşamı sürekli alaya aldım. Dünya, tüm insanlar, gözümde bir oyuncak, bir rezillik, boş ve anlamsız bir şeydir. Uyumak, bir daha uyanmamak istiyorum, rüya görmek de istemiyorum.
Edebiyat
Gördüm ki şefkatli bir insan değilmişim. Ben, katı, haşin ve nefret etmiş bir insan olarak yaratılmışım. Belki böyle değildim de, bir dereceye kadar yaşam ve zaman beni böyle yaptı.
Edebiyat
Kendisini boğacak gibi olan korkudan ancak kendisini sigaya çekip eleştirmeye son vermesi, yaralarını, içindeki eski yaraları deşmeye kalkmaması durumunda yakasını kurtarabileceğini biliyordu artık. Biliyordu ki insana acı veren, budalaca, kötü her şey tersine dönüşebilirdi, yeter ki Tanrı olarak algılanabilsindi hepsi, yeter ki en dipteki kökleri, tüm acı ve tatlının, tüm iyi ve kötünün hayli ötesine uzanan kökleri aranıp bulunmaya çalışılsındı. Klein bunu biliyordu. Ama buna karşı yapılabilecek hiçbir şey yoktu, kötü ruh içindeydi, Tanrı yine bir sözcük olup çıkmıştı çünkü, güzel ve uzak bir sözcük. Kendinden nefret ediyor, kendini aşağılıyordu. Ve bu nefret zamanı gelince, sevgi ve güvende bazen karşılaştığı gibi onun isteğine bakmadan, önüne geçilmez, gelip çullanıyordu üzerine. Tekrar tekrar Tanrının lütuf ve keremini yaşayacak, tekrar tekrar bunun karşıtını yaşayacak, ve asla yaşamı kendi isteminin belirlediği yolu izlemeyecekti. Bir oyun topu, suda yüzen bir mantar gibi aralıksız sağa sola savrulacaktı. Ta ki bir an gelip sona ersin oyun, bir dalga üzerine devrilip onu altına alsın, ölüm ya da cinnet ona kucak açsın. Ah, keşke bir an önce gerçekleşseydi bu!
Edebiyat