Yusuf demir

Yusuf demir
@Demmiryusuff
Paylaştığım ve kayda aldığım etkinliklerim uzun süreli stoklamalar ve haftalarca süren incelemeler sonucu toplu olarak kayıt amaçlı paylaştığım kaynaklardır Sevgiler saygılar
Mali müşavir
Felsefe/İşletme/Tarih/Spor bilimleri/Tıbbi sekreterlik
47 okur puanı
Şubat 2024 tarihinde katıldı
Arafın kadim mahkûmu
Zihnimde pas tutmuş zincirler İçimi çayır çayır yakarken, Aklım kendi küllerine çökmüş, Deliliğin kıyısında titrerken… Bir gölge yaklaştı usulca, Ne öfke vardı gözlerinde Ne de o bildik alay… Sadece garip bir acıma. Dedi ki: “Benim sana dokunmama gerek yok, Sen zaten kendi cehenneminsin. Kendi ellerinle açmışsın yaralarını, Kendi gecende kaybolmuşsun.” Sonra sustu bir an… Yüzünde küçümseyen bir merhamet, Sanki beni benden iyi bilen Kadim bir yorgunluk vardı. “Peki neden,” dedi, “Beni bile saf dışı bırakacak kadar Kendine düşmansın?” İşte o an anladım; İnsan bazen öyle derin yanar ki Ne dua yetişir küllerine Ne günah…
Duygu ve Düşünce
Reklam
Canımı acıtmayın beni ağlatmayın lütfen gözyaşlarımı silebileceğim ellerim yok çünkü...
Alıntı

Yusuf demir

, bir kitap okudu
10/10
·160 syf.·
2026 2. kitabı
Behmen Qobadi
8.2/10 · 30 okunma
kişisel inceleme
10/10
·96 syf.··
2024 8. kitabı
İnsan Ne ile Yaşar benim için okurken içimi yumuşatan, bitince de sade ama güçlü bir etki bırakan bir kitap oldu. Hani böyle bağırmadan, zorlamadan ama direkt kalbe dokunan hikâyeler vardır ya… tam olarak öyleydi. Lev Tolstoy burada öyle karmaşık bir kurguya girmiyor. Aslında çok basit bir hikâye anlatıyor ama verdiği mesaj o kadar net ve güçlü ki, insan ister istemez durup düşünüyor. “Gerçekten insan ne ile yaşar?” sorusu kitap boyunca aklımda döndü durdu. Açık söyleyeyim, kitabın sadeliği beni en çok etkileyen şey oldu. Süslü cümleler yok, gereksiz uzatma yok. Ama buna rağmen her satırın bir anlamı var. Okurken bazen “bu kadar basit anlatılıp bu kadar derin nasıl olunuyor?” diye düşündüm. Karakterler üzerinden verilen mesajlar baya insani. Özellikle merhamet, paylaşmak, sevgi gibi kavramlar çok doğal bir şekilde işlenmiş. Yapay durmuyor, öğüt veriyormuş gibi hissettirmiyor. Daha çok yaşanmış bir şey gibi geliyor. Bazı yerlerde kendimi düşündüm açıkçası. Günlük hayatta fark etmeden ne kadar bencil olabildiğimizi, küçük şeyleri ne kadar büyüttüğümüzü fark ettim. Kitap böyle sessiz sessiz yüzleştiriyor insanı. Okurken içimde böyle huzurlu bir his oluştu. Çok nadir kitaplar bunu yapabiliyor. Ne geriyor ne yoruyor, ama boş da bırakmıyor. Bitince insanın içi biraz daha sakin oluyor gibi. Kısacası İnsan Ne ile Yaşar benim için sade ama çok değerli bir kitaptı. Büyük laflar etmeden büyük şeyler anlatan, insanın içine dokunan bir eser.
1000Kitap
İnsan Neyle Yaşar?Lev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024234bin okunma
kişisel inceleme
8/10
·140 syf.··
2024 41. kitabı
Yeraltından Notlar benim için okurken en çok düşündüren ama aynı zamanda en çok zorlayan kitaplardan biri oldu. Açıkçası bazı yerlerde hayran kaldım, bazı yerlerde ise “bu ne ya” dediğim oldu. Fyodor Dostoyevski burada klasik bir hikâye anlatmıyor. Daha çok bir insanın iç sesiyle baş başa kalıyorsun. Ve o iç ses… baya karanlık. Okurken sanki birinin zihninin içine girmişim gibi hissettim. Ama o zihin öyle rahat bir yer değil. Ana karakterle ilgili en garip şey şu: Adamı sevemiyorsun ama tamamen de haksız diyemiyorsun. Sürekli çelişiyor, kendini küçümsüyor, sonra bir anda kendini yüceltiyor. Okurken bazı anlarda “aynı şeyi ben de düşünmüştüm” dedim, sonra kendimden rahatsız oldum açıkçası. Kitabın ilk kısmı tamamen düşünceler üzerine kurulu. Orası biraz ağır geldi bana. Yani sürekli analiz, sürekli sorgulama… bir noktadan sonra kafa yoruyor. Ama ikinci kısımda olaylar biraz daha somutlaşınca daha rahat okudum. En çok hoşuma giden şey, kitabın insanın en sakladığı tarafları ortaya çıkarması oldu. Hani herkesin içinde olan ama söylemeye çekindiği düşünceler vardır ya… bu kitap onları direkt yüzüne vuruyor. Bu yüzden okurken biraz rahatsız oluyorsun ama bir yandan da etkileniyorsun. Açık konuşayım, akıcı bir kitap değil. Okurken durup düşünmen gerekiyor. Hatta bazı cümleleri tekrar okudum. Ama buna rağmen bıraktığı etki güçlü. Çünkü kitap sana bir şey “anlatmıyor”, seni kendi içine bakmaya zorluyor. Benim için bu kitap, sevmesi kolay olmayan ama etkisi büyük bir kitap oldu. Herkese hitap etmez ama okuyanı boş da bırakmaz. Kısacası Yeraltından Notlar benim için karanlık, yorucu ama bir o kadar da gerçek bir kitaptı. Okurken zorladığı anlar oldu ama bitince “iyi ki okumuşum” dedim.
1000Kitap
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,3bin okunma