Yaşanan zaman, öncesi ve sonrası olmayan bir tünele dönüşür. İnsan ömrünün ölçülebileceği yıllar içerisinde önemli bir uzunluğu olur kimi zaman bu tünelin. Tren yavaş gidiyor, hatta gitmiyor gibidir. Hiç çıkılmayacak sanılır bu dar ve donmuş zamandan.
Kendisinin ve dünyanın bilincinde olmayan, yaşadığı dünyanın durumunu görmeyen, üzerinde düşünmeyen, herhangi bir rahatsızlık duymayan kişinin, yazacak hemen hiçbir şeyi olamaz.
Ben her koşulda ölümün değil, yaşamın; bireyciliğin değil, dayanışma ve paylaşmanın; savaşın değil, barışın; zorun değil, özgürlüğün; yalanın değil, inceliğin ve içtenliğin; paranın değil, sevginin; gerici politikaların değil, sosyalist değerlerin yanında olmayı kendim için bir ödev ve onur bildim. Ve bu dünya ile yazarak ödeşmeyi seçtim. Acısı da sevinci de benim.