Haccac'ın hutbelerinden şunlar kaydedilmiştir; "Nefislerinizi men edin, çünkü nefisler bütün kötülükleri arzu eder, o halde Allah Teala nefsine gem ve yular takıp onu gemiyle Allah'ın taatına çeken ve yularıyla günahlardan meneden kimseye rahmet etsin. Çünkü Allah'ın haram kıldıklarına sabretmek, azabına sabretmekten daha kolaydır. Ben derim ki, insanda iki kuvvet vardır, biri atılma kuvveti, diğeri, menetme kuvvetidir. Sabrın hakikati, atılma kuvvetini faydalı olan şeye sarfetmesi, menetme kuvvetini ise zararlı olan şeyden tutmasıdır."
Bazıları da sabır, bela karşısında, aynen sıhhat ve afiyette durulduğu gibi durulmasıdır, demişlerdir. Yani Allah Teala'nın kulu üzerinde hem afiyette ve hem de bela zamanında kulluk hakkı vardır. Buna göre kulun afiyette iken şükretmesi bela zamanında, sabretmesi gerekir.
Allah Teala, peygamberimizin ümmetini yaratmadan önce onlara, "hamdedenler" ismini vermiştir. Çünkü, onlar Allah Teala'ya bollukta ve darlıkta hamdederler. Onlar bütün ümmetlerden önce cennete. gireceklerdir. Mahlukatın livaü'l-hamd'e en yakın olanları, Allah'ı en çok hamdeden ve zikredenlerdir. Nitekim onların makam itibariyle en yükseği, en çok sabreden ve şükredenleridir.
Sevdiğim çok az kimse var, beğendiklerim ise daha da az. Dünyayı daha iyi tanıdıkça, hoşnutsuzluğum artıyor ve her geçen gün, insan karakterinin kararsızlığına ve insanların görünüşlerine ne kadar az güvenileceğine olan inancımı doğruluyor.