Her gencin yaptığı gibi, karşındakine son derece sertçe konuşabiliyorken, karşı taraf sana en ufak bir söz söylediğinde celallenip yaygara koparıyorsun. Başkalarının sözlerinin senin canını acıttığı gibi, senin dobra sözlerinin de başkalarının canını nasıl yakabileceğini bir an olsun düşünmüyorsun.
Son olarak, bu eserin biçimi biraz tiyatroya benzese de kesinlikle tiyatro niyetiyle yazılmadığını belirtmeliyim. Ben bir roman yazarıyım. Tiyatro kuralları hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyorum. Bu romanı, tabiri caizse, "okuma tiyatrosu" olarak değerlendirmenizi istiyorum. Başka bir deyişle, bir roman olarak.