“Kendime yaşamımın değerini sorsam, kendimi ancak yüzyılların ölçüleriyle değerlendirirsem ‘Evet bir anlamı vardır’ diyebilirim. Günümüzün ölçütlerini kullanırsam hiçbir anlamı yok.
İçinde bulunduğumuz durum için bir açıklama beklemem gerekirdi. Ama beklemiyordum. Hayatımın öyle bir dönemini yaşıyordum ki, hiçbir şeyi beklemiyor ve merak etmiyordum.
‘Küçüğüm hayat böyledir. İnsanlar hep çekip giderler. Yürek unuttuğundan ve pişmanlıklar öldüğünden değil . Birtakım şeyler sevecenliğimizde kalmayı sürdürür hep. Ama insanlar gerektiği anda gitmek zorundalar’