Kitap harikaydı. Kitapta üç ana karakter var. Neriman, Şinasi ve Faiz Bey. Olaylar bu üç karakterin hayatından kesit halinde yine bu karakterlerin gözüyle anlatılıyor. Neriman eskiden zengin bir hayat yaşayan fakat sonradan bu hayattan kopmak zorunda kalan bir genç kız. Fatih-Harbiye ise İstanbulda bir tramvay hattının adıdır. Neriman'a göre Doğu ve Batı'yı, Şark ve Garp'ı temsil eder. Hatta öyledir de. Fatih ezan seslerinin, mahalle kahvehanelerinin olduğu bir yer iken Harbiye (Beyoğlu) tam tersi camekanlarla dolu, gece hayatının olduğu, birçok genç kızın aklını çelen bir yerdir. Neriman bir gün Macit adında zengin, yakışıklı bir gençle tanışır ve bu garp hayatı onunda aklını çeler. Artık oturduğu semtten nefret etmekte 7 yıllık arkadaşı Şinasi ile arası bozulmaktadır. Önceden Dalülelhan 'da (Konservatuvar) ud çalarken artık ondan bile nefret etmekte ve hor görmektedir.
Kitapta az sayıda karakter olması benim hoşuma gitti sonuçta kısa bir kitaptı. Ve kitap, olayları psikolojik yönden ele aldığı için az karakter ile anlatması daha etkili olmuş diye düşünüyorum. Kitap Milli Mücadele'den sonraki yıllarda hızla yayılan batılılaşma hareketinin nasıl yanlış anlatılıp uygulandığını, göz boyadığını ve insanlar üzerinde nasıl bir psikolojik etki bıraktığını Neriman üzerinden çok iyi anlatıyordu. Batılılaşmanın asıl amacının batının iyi yönlerini alıp kullanmak olduğu, onlara özenip kendi kültürümüzden vazgeçmenin yanlış olduğu savunulmuştu. Kitapta eleştrebileceğim yerlerde vardı. Mekan tasfirleri oldukça azdı. Kitap çok kısaydı. Doğu ve Batı'nın kültür çatışması cilt cilt kitaplarla anlatılabilecekken 130 sayfaya sığdırılması pekiyi olmamıştı. Yinede harika bir eser olduğunu okuyanlara çok şey katacağını düşünüyorum