📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Prof. Dr. Fuat Köprülü’nün, derslerinde söylediği bir söz vardır: “Bütün Türk edebiyatını terazinin bir gözüne, Dede Korkut’u öbür gözüne koysanız, yine Dede Korkut ağır basar.”
Fuat Köprülü, Dede Korkut Kitabı’nın değerini bu şekilde güzelce ifade etmiştir.
Muharrem Ergin ise bu kitabın değerini aynı şekilde ifade etmekle birlikte onun derinine girer. Dede Korkut’un bir milli destan olduğunu ve vasıflarını açıklar.
Ergin’in bu eserde Dede Korkut’un var olan iki nüshasından Dresden nüshanasını baz almıştır. Dresden nüshası 12 hikayeden oluşmaktadır. Bunlardan ikisi olağanüstü özellikler taşıyan; Deli Dumrul ve Tepegöz’dür.
Dede Korkut kitabı batı Türklerinin esasını teşkil eden Oğuzların hayatını ele alır. Oğuzların başında Hanlar Hanı Bayındır Han yer almaktadır. Fakat hikayelerde Bayındır Han pek sahneye çıkmaz. Bayındır Han’dan hemen sonra Kazan Bey gelmektedir.
Hikayeler hep Bayındır Han’ın verdiği ziyafetle başlar.
Eserin mukaddime bölümünde ise ilk olarak Dede Korkut tanıtılır ve kendi ağzından bölümler başlar. Bu bölümler dört kısma ayrılır:
1. mez ile bitenler
2. Yeğrek( iyi) ile bitenler
3. Bilir ile bitenler
4. Güzel ile bitenler
Eserde kadınlarda 4 kısma ayrılırlar:
1. Evin dayağı(desteği)
2. Solduran sop
3. Dolduran top
4. Bayağı
Yine Muharrem Ergin, Dede Korkut kitabının devre bakımından Eski Anadolu Türkçesi, saha bakımından Doğu Anadolu ve Azerbaycan sahasının eseri olduğunu söyler.