“İnsanlar keşke hayvanlara baksa, onları örnek alsalardı. Düşmanım ve dostluğun kokusunu tanısalardı. Düşmanlık eni sonu bir felaket,dostluk ise yaşama dair bir maharetti hayvanlara göre!”
“Duygunun akıldan daha keskin zekalı olduğunu hissediyordum. Duygu, insanın kalbinde daha derin kökler salmıştı, insan ırkının çok eskilere dayanan tarihine daha sağlam bağlarla bağlıydı,insanın doğasına daha sadık ve onunla daha uyum içindeydi...”
Kimdi bu toplum denilen varlık? Çocukluktan itibaren kendini Tanrı olarak düşünecek şekilde yetiştirilmiş Ağabeyim gibi erkekler ile annem gibi zayıf ve etkisiz kadınlardan oluşmuyor muydu bu toplum?