Herkese selam
LÜTFEN HAYVANLARA EZİYET ETMEYELİM VE ONLARI KORUYALIM!!!!!!!
Hayvan Hakları İzleme Komitesi’nin 2018’de hazırladığı rapora göre Türkiye’de 8 milyonun üzerinde hayvan işkenceye maruz kalıyor. Hayvanlara kötü muamele konusunda olumsuz örneklerin teşhirinden hukuk mücadelesine, medya dilinin analiz edilmesinden hak ihlallerinin raporlanmasına kadar birçok alanda çalışma yapan komite, hazırladığı raporlarla durumun ciddiyetini ortaya koyuyor.
Türkiye’de hayvana şiddet konusundaki cezai müeyyideler ne yazık ki caydırıcı değil. Bu da çoğu zaman iç karartan pek çok katliamla karşılaşmamıza sebep olabiliyor. Bazen devletin vurulması için ihaleye çıkardığı 2 kızıl geyik için doluyor gözlerimiz, bazen zehirlenip bir torbaya sarılarak boş bir araziye atılan köpeklere bazen de bir ormanda dört bacağı kesilmiş bir halde bulunduktan sonra can veren yavru bir köpeğe ağlıyoruz yürekten.
Her gün insanlığımızdan utandığımız bunlar gibi nice olaya tanık oluyoruz. Geyikler, kuşlar, köpekler ve daha pek çok canlı gözlerimizin önünde can veriyor. Biliyoruz ki tüm bunların sorumlusu biziz, bizim türümüz. Mantığın almadığı nokta ise şu: İnsan nasıl bu kadar kötü olabiliyor? Sanırım, her şeye kadir olan türümüzün konu kendileri dışında herhangi bir canlıya geldiğinde aynı büyüklüğü gösteremediğini söylemek yanlış olmaz. Peki, tüm bunların bir soykırımdan farkı nedir?
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
“OKO” İdris Baluken’in yayımlanan ikinci eseridir.
Kitapta, ana karakter olarak karşımıza çıkan Oko bir Sivas kangalı. Doğduğu topraklardan koparılıp İstanbul, Yakacık’ta bir çiftliğe getirilen Oko, burada büyür. Tanık olduğu çiftlik yaşamı, sahipleri ve insanlar üzerinden hikaye anlatılmaya başlanır. İnsanların dünya üzerinde bıraktığı haksızlığa, eşitsizliğe karşı yola çıkan Oko, Cico