“İnsanlar keşke hayvanlara baksa, onları örnek alsalardı. Düşmanım ve dostluğun kokusunu tanısalardı. Düşmanlık eni sonu bir felaket,dostluk ise yaşama dair bir maharetti hayvanlara göre!”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Duygunun akıldan daha keskin zekalı olduğunu hissediyordum. Duygu, insanın kalbinde daha derin kökler salmıştı, insan ırkının çok eskilere dayanan tarihine daha sağlam bağlarla bağlıydı,insanın doğasına daha sadık ve onunla daha uyum içindeydi...”
Kimdi bu toplum denilen varlık? Çocukluktan itibaren kendini Tanrı olarak düşünecek şekilde yetiştirilmiş Ağabeyim gibi erkekler ile annem gibi zayıf ve etkisiz kadınlardan oluşmuyor muydu bu toplum?
“Her kim beni öldürürse milyonları da öldürmüş olacak. Umut ve düşüm ben, korkakların kurtuluşuyum; iyi ilkelerim ben, teselliyim, ağlayanda tevazu uyandıran gözyaşlarıyım. Ve deliliğimin beyanı bütün sevenleri kapsamak zorunda...”