Deniz

Deniz
@Denizmldr
nec spe nec metu
Puan vermedi·320 syf.··
2026 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Mart 2026 13:16
Bazı kitaplar vardır; sadece bir hikâye anlatmaz, insanın içindeki merak duygusuna dokunur. Balonla Beş Hafta benim için biraz böyle bir kitaptı. Jules Verne’in yazdığı dönemi düşününce, kitabın arkasında çok güçlü bir hayal gücü ve keşfetme isteği olduğunu fark ediyorsunuz. Ama kitap aslında sadece Afrika üzerinde yapılan bir yolculuk değil; insanın bilinmeyene doğru yürüyebilme cesaretiyle ilgili. Okurken şunu düşündüm: İnsan çoğu zaman alıştığı sınırların içinde yaşamaya razı oluyor. Bildiği şehirler, bildiği yollar, bildiği hayat. Ama bazı insanlar vardır ki o sınırlar onlara yetmez. Verne’in karakterleri de tam olarak böyle. Onları harekete geçiren şey sadece macera değil; merak. Belki de insanı ileriye götüren en güçlü duygulardan biri bu. Kitapta dikkatimi çeken şeylerden biri de yolculuk fikrinin kendisi oldu. Çünkü yolculuk dediğimiz şey aslında sadece bir yerden başka bir yere gitmek değildir. İnsan bazen bir yolculuğa çıktığında kendisiyle de karşılaşır. Korkularıyla, cesaretiyle, sabrıyla… Bu yüzden kitabı okurken balonun gökyüzünde ilerlemesi bana biraz da insanın kendi sınırlarının üzerine çıkma çabası gibi geldi. Verne’in dünyasında teknoloji ve hayal gücü de ilginç bir şekilde iç içe. Bugün bize sıradan gelebilecek bazı fikirler, yazıldığı dönemde neredeyse imkânsız gibi duruyordu. Ama bu da bana şunu düşündürdü: Belki de insanlık birçok şeyi önce hayal ederek başardı. Hayal edilen şeyler zamanla gerçek oldu. Kitapta en hoşuma giden taraflardan biri de, bütün bu maceranın içinde insan ilişkilerinin sıcaklığının kaybolmamasıydı. Zorlu şartlar, tehlikeler ve belirsizlikler içinde bile insanlar birbirine tutunabiliyor. Belki de yolculukları mümkün kılan şey sadece cesaret değil, aynı zamanda birbirine duyulan güven. Genel olarak Balonla Beş Hafta bana
Balonla Beş HaftaJules Verne · İş Bankası Kültür Yayınları · 20217,3bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·101 syf.··
2024 109. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2024 16:05
Sait Faik Abasıyanık ayrı bir başka zevk veriyormuş insana. Anlatım tarzı çok hoşuma gitti bazen kitabı okuyor değil de Sait Faik karşıma geçmiş bana anlatıyor, arada yüzüme bakıp ya işte öyle, hayat bazen böyledir, neler oldu neler bir bilsen dermiş gibi hissettim. Kitabın içerisindeki öykülerin çoğu karamsar bir hava içeriyor. Öyle okuyucunun yüzünü gülümsetecek noktalar yok denecek kadar az diyebilirim. Tabi bu durum okuyucudan okuyucuya değişebilir. Ben öyküleri kaçamak kitaplar olarak görürüm. Eğer ağır bir roman veya kederli bir kitap okuyorsam akabinde hemen öykülere sarılırım. Bu yüzden ''Az Şekerli'' benim bu arzumu yerine getirmedi. Yağmurdan kaçarken doluya tutuldum desem yerinde olacaktır. :) Fakat buna rağmen kitap çok akıcı ilerledi. Sait Faik'in diğer eserleri ile tanışmak için sabırsızlanıyorum. Şimdiden okuyacak olanlara iyi okumalar dilerim.
Az ŞekerliSait Faik Abasıyanık · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20202,890 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2024 87. kitabı
Beni kitabı okumaya iten Dostoyevski'nin hepimiz Gogol'ün paltosundan çıktık sözü oldu. Buradaki hepimizden kasıt dönemin Rus yazarları olmaktadır. Gogol'ün palto hikayesini yazmasıyla birlikte Rus Edebiyatında sürekli üst kesim üzerinden kurgular yazma atmosferi dağılmış ve yazılan hikayeler biraz daha alt kesim üzerinden yazılmaya başlamıştır. Açıkçası Gogol'e Rusya'da alt kesim üzerinden hikaye yazma geleneğinin öncüsü de diyebiliriz. Kitaba gelecek olursak, kitap Akakiyeviç adında oldukça mülayim birini anlatıyor. Kitabı okurken Akakiyeviç'in o mazlum aurasını güçlü bir şekilde hissediyorsunuz. Akakiyeviç işini müthiş bir titizlikle yapan en alt kademe bir memur olarak devlet dairesinde çalışıyor. İşini o kadar iyi yapıyor ki amirleri yerine başka birini bulamıyor. Çalıştığı yerde sürekli arkadaşlarının onunla alay etmesine rağmen onlara asla sesini çıkarmıyor. Aynı zamanda kendisi oldukça da yalnız bir adam ne eşi ne çocuğu var. Sadece hayatta bir tek paltosu var. Eski bir palto olmasına karşın Akakiyeviç için her şey olan palto artık tamir edilemez hale geliyor. İşte hikaye asıl o zaman başlıyor. Gogol bu paltodan öyle bir bahsetmektedir ki açıkçası okurken iliklerime kadar üşüdüm desem abartmış olmam. Kitap basit bir kitap gibi görünse de aslında toplumun sesiz kalanlarını, konuşamayanlarını, hakkını arayamayanlarını, kendi sınırını çizemeyenleri temsil etmektedir. Sayfaları okudukça ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınızdır. Şimdiden herkese iyi okumalar diliyorum.
Birinci Tekil ŞahısHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20251,346 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2024 79. kitabı
Beni kitabı okumaya iten Dostoyevski'nin hepimiz Gogol'ün paltosundan çıktık sözü oldu. Buradaki hepimizden kasıt dönemin Rus yazarları olmaktadır. Gogol'ün palto hikayesini yazmasıyla birlikte Rus Edebiyatında sürekli üst kesim üzerinden kurgular yazma atmosferi dağılmış ve yazılan hikayeler biraz daha alt kesim üzerinden yazılmaya başlamıştır. Açıkçası Gogol'e Rusya'da alt kesim üzerinden hikaye yazma geleneğinin öncüsü de diyebiliriz. Kitaba gelecek olursak, kitap Akakiyeviç adında oldukça mülayim birini anlatıyor. Kitabı okurken Akakiyeviç'in o mazlum aurasını güçlü bir şekilde hissediyorsunuz. Akakiyeviç işini müthiş bir titizlikle yapan en alt kademe bir memur olarak devlet dairesinde çalışıyor. İşini o kadar iyi yapıyor ki amirleri yerine başka birini bulamıyor. Çalıştığı yerde sürekli arkadaşlarının onunla alay etmesine rağmen onlara asla sesini çıkarmıyor. Aynı zamanda kendisi oldukça da yalnız bir adam ne eşi ne çocuğu var. Sadece hayatta bir tek paltosu var. Eski bir palto olmasına karşın Akakiyeviç için her şey olan palto artık tamir edilemez hale geliyor. İşte hikaye asıl o zaman başlıyor. Gogol bu paltodan öyle bir bahsetmektedir ki açıkçası okurken iliklerime kadar üşüdüm desem abartmış olmam. Kitap basit bir kitap gibi görünse de aslında toplumun sesiz kalanlarını, konuşamayanlarını, hakkını arayamayanlarını, kendi sınırını çizemeyenleri temsil etmektedir. Sayfaları okudukça ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınızdır. Şimdiden herkese iyi okumalar diliyorum.
PaltoNikolay Gogol · Ayrıntı Yayınları · 201546,2bin okunma
Hiçliğe Dönüşmek
Puan vermedi·208 syf.··
2024 62. kitabı
Hakan Günday'ın yazdığı bir yeraltı edebiyatıyla karşı karşıyayız. Toplumsal kuralları reddederek, toplumsal sınırları yıkarak, tamamen normsuz ve senaryoya uygun yaşamak nedir? İşte ''Zargana'' bunun tam olarak nedemek olduğunu okuyucularına sunuyor. Henüz 12 yaşında Berlin'de 4 kişi tarafından tecavüze uğrayan Zargana, bu olaydan sonra kendini insan sınıfdan ayırır ve artık hiçe dönüşemeye başlar. Hiçliğe doğru adım attıkça aslında kendi iç benliğine dönmektedir. Kitabın iç analizine gelecek olursak Kitaptaki karekterler genel olarak toplumdan dışlanmış, kendi içsel yalnızlıklarıyla başbaşa kalmış ve toplumsal kuralları hiçe sayan bir yapıya sahipler. Bu karekter örgüsü kitabı okurken okuyucuları bazı yerlerde sıkıyor olsada kitabın akışını yavaşlatmadığını söyleyebilirim. Kitapta bu tür karekter örgüsünün olması okuyucuyu yer yer oldukça sarsmaktadır. Kitabın anlatım kısmına gelecek olursak, oldukça kışkırtıcı bir dili var. Ve dil kitabın içerisindeki atmosferi dahada özleştirmemize ve hissetmemize olanak sağlıyor. Fakat edebi, sansürsüz ve naif bir dil arıyorsanız işte bunu Zargana'da bulmanız oldukça güç. Yazarımız bazı yerleri adeta parmakla gösterircesine anlatmaktadır. Fakat bunu yaparken hiçbir şekilde sansüre baş vurmamıştır. Kitap toplumun dinamiklerini çok fazla hiçe saymaktadır. Aynı zamanda kitabın içinde çok fazla sadist eylemler, absürt pornografik temalar bulunmaktadır. Bu yüzden kitabın her yaş grubunun okumaması gerektiğini düşünüyorum. Özellik +18 yaş etiketinin kitaba basılmasının çok yerinde bir karar olduğu kanısındayım. İncelememin sonuna gelirken şuna değinmek isterim; Bazen yazarlar boş kağıtları ellerine aldıklarında ne yazacaklarını bilemezler ve o an içlerinden ne geçiyorsa kağıda dökmeye başlarlar. Hakan Günday'ın bu kitabında
ZarganaHakan Günday · Doğan Kitap · 20259bin okunma