Deniz

Zulüm ejderha olmuş...
Reklam
Kişi savaştan kaçınmak için asla bir karışıklığın sürmesine izin vermemelidir; çünkü savaştan kaçamazsın, kendi zararına ertelersin.
Zaman Uğultusu
akşam diyorsak herhalde akşam değil bu, sabahsızlık bir yaralı geyik gözleri iş yeniği ellerimiz yalanlar beslene beslene öfkeler bilene bilene her şafak bir yontma taşla dağlardan getirdiklerimiz susmayan ölülerle bir çizgide açlık açlığa bir zaman uğuldar büyük nehirlerin ölü yataklarında yağmur kuşları anılarla bir yönde savrulup gider dal düşer uykusundan ak düşer körpelere sular çökelir yetim istekler ağlaşır en kuytu gözbebeklerinde en kuytu gözbebeklerin liman gecelerinden gelir ben bu taşları sana yonttum bu ilkel göğün altında bir bir uyandırdım Allahları en uzaktan en karanlıktan yasakların buruk çağrısı büyütür kuşakları geleceklere büyütür dirençlerimizi durmadan kısır alışkılara karşı uyan da gözlerime bak uyan da fırtınamı dinle barut yakıyorum kent kent, çıkamıyorum tedirginlikten bu çoğul yalnızlığım bana taş yontturuyor karanlıklarda tutup kitaplara dolduruyorum çığlık çığlık kördüğümleri üçer beşer kırıyorum yalınkat yaşantıları meyhanelerde hep uzak yağmurları düşündürüyor bana nedense gözleri nasıl bırakılır bu kavga nasıl geçilir bu köprülerden en tatlı yerinde bir damla güneşten bile yoksun bir yaralı geyik gözleri değişken duvarında zamanın nasıl soyunulur hiçliğe nasıl uzanılır çırçıplak nasıl vazgeçilir nasıl, en tatlı yerinde kavganın
Sayfa 60 - Bilgi Yayınevi·Kitabı okudu
Ama beklediğini bulamamanın verdiği hayal kırıklığını biz de yaşadığımız için iyi biliriz. Vefa ve kadirşinâslık gibi beklentiler, insan olarak özelliğimizdir. İhanete uğramak yıkar insanı... Kurt gibi kemirir, çökertir. Dost bildiklerinden darbe yemek, onu hüzün ve kedere boğdu.
"Ben aşkı hayattan çok ölüme benzetirim... ve insan bir kere ölür."