Incil, insanları komşularını sevmeye çağırırken, onların kendi kendileriyle kuvvetli bir ilişkileri olduğunu varsayıyordu: "Komşunu kendin gibi sev." Bununla kastedilen şüphesiz bir narsisizm değil, başkasına yönelebilmenin önkoşulu olarak kendine yönelmekti.
İlişkilerinde anlaşmazlık yaşayanların şuanda nerde olup olmak istediğini bilmeyenlerin mutsuzluk içinde her şeyde yer almaya çalışanların kesinlikle okumasını istediğim bir kitap
Kendinize dair kontrolünüzü yitirdiğiniz alanları keşfedin. Hayır demekte
zorlandığınız şeyler aslında içsel olarak sizin kendinizde bir şeyleri eksik,
sorunlu ve yanlış görmenizle ilgilidir. Aslında bir anlamda ihtiyaç duyduğunuz
bir şeyi gizleme çabasıdır. Peki neye ihtiyacınız var? Sizi bu dürtülere yönelten
temel gereksinimleriniz neler? Sevilmek mi istiyorsunuz, yalnız kalmaktan mı
korkuyorsunuz ya da kaygılarınız belli durumlarda kontrol edilemez hale mi
geliyor?
...İtaatkâr, uyumlu, yumuşak, şefkatli ve fedakâr insanlarla çok güzel anlaşırlar.
Başkalarının sınırlarını ihlal etmekte oldukça fütursuzdurlar.
Bir narsisi delirtecek en belirgin şey ona hayır demek olur.
Bir narsisin en uyumlu parçası da bağımlı bir insandır. Bağımlı bir insanın
kendi sınırlarını koruyamama becerisini bir narsis kendi eğilimleri doğrultusunda
başarılı bir şekilde kullanır. “Tek başıma hayatta kalamam” diyen, yardım
arayan, başkalarının kararları doğrultusunda hareket eden ve sürekli yardım
bekleyen bir bağımlı kişilik, özelim ve öncelikliyim diyerek karşısındakini
sömüren ve maniple eden bir narsise boyun eğecektir.