Bir savaşın, bir zorbalığın hikayesi... Nazilerin vatanlarını işgali sonucunda kendilerini savaşında icinde bulan çocuklar, gencler, yaşlılar. Cocuklar korku icinde, gencler vatanlarını kurtarmanın ve memleket aşkina sahip çıkmanın pesinde, yaşlılar gelecek nesillerin endişesi icinde yaşamaya çalışıyorlar.
Kemiklerime kadar hissederken yaşadım sanki..
Nasip niyete kısmet olur. Niyet, yarın olacakların bugün belirlenmesidir. Öyleyse niyet et. Önce hedefini zihninde canlandır. Zihin deneyimin önünde gider ve onu yönetir. Misal âleminde sayısız ihtimal uyur. Dudaklarından dökülen sözlerle o ihtimalleri uyandırırsın. Güzel şeyler söyle ki güzel ihtimaller uyansın.
Ne ben küle dönüşmüştüm,
Ne birileri yakmaktan vazgeçmişti..
Acı...sonunda hissettiğimiz buydu.
İliklerinize kadar bir sarmaşık gibi dolaşan bir acı hem de.
Sanki... Her yer karanlıkdı ama çektiği acı dolunay.
"Aşk" kelimesi aşekadan gelir.Bir ağacı sarıp beşiğini ağaçtan alarak zamanla kurutan sarmaşığa denir.
- Ey gün görmüş ihtiyarlar! Şimdiye kadar düşman tarafından istenen şeyler nefsime aitti. Şimdi istedikleri toprak parçası ise milletimize aittir. Benden egerimi isteyin vereyim, atımı isteyin vereyim, çadırımı isteyin vereyim fakat vatanımdan hiç kimse bir karış toprak istemesin, vermem veremem.
Şimdi onlara oklarımızla, kargılarımızla ve kılıçlarımızla cevap vereceğiz. İl Beyleri, Boy Beyleri, askerlerim! Hedefiniz Çin ülkesidir; haydi, yürüyün!..