Öncelikle şunu itiraf etmeliyim; Filistin’i kalbimde taşıyor olsam da bu konu hakkında fazla bir şey bilmediğimi kitabı okuyunca daha iyi anladım. Yine grubumuzla okuduğumuz Modern Orta Doğu Tarihi kitabında özet olarak olayları okumuştuk. Ama bu kitap konuya antik çağlardan başlayarak çok boyutlu yaklaşıyor. Kitabı grupla okumak hem çok verimli hem de akılda kalıcı olduğu için okumayı düşünenlere bir grupla okumalarını tavsiye ederim. Kitabın en önemli özelliği her iddiasını kaynaklarla temellendirmesi ve belgelerle konuşması.Her okuduğum kitapta yapmıyorum ama bu kitap için bazı notlarımı paylaşmak istiyorum. Merak edenler ve okumaya üşenmeyenler buyrun 😁
*Doğu’da Dicle ve Fırat’ın ve batıda Nil’in zengin deltaları arasında uzanan “Verimli Hilal” medeniyetlerin, savaşın, istilaların, göçlerin beşiği olmuş. Ama ilginçtir ki bu alışveriş ve sentez, asilimilasyon ve entegrasyon hareketi içinde organik bir dünya meydana gelmiş.
* İbranilerin çeşitli yerlerde göç ettiği Filistin bu verimli hilalin batı boynuzunda yer alır. Dört bin yıllık tarihi içinde bir İbrani Devleti ancak Hz.Davut ve Hz.Süleyman ile 78 yıl, Makkabelerle de 100 yıllık bir varlığa sahip olmuşlardır.
*Süleyman Mabedi savaş ve istilalarla yerle bir oldu. MÖ 37’de Roma Kralı Kudüs’ü Roma stilinde bir şehir yaptı. Mabed’i restore ettirdi ve bugün “ Ağlama Duvarı” olarak bilinen Roma tarzı duvarı diktirdi. ( Bu duvarı da kullanmalarına izin veren Kanuni Sultan Süleyman’dır.)
*Mescidi Aksa MS 705’te Emevi Halifesi tarafından kalıntılar üzerine inşa edilmiştir. Kudüs deyince hep gözümüzün önüne gelen sarı-turuncu renkli kubbeli mescit , Kubbetüs-Sahra yine bir Emevi Halifesi tarafından yaptırılmıştır. Yahudiler bu alanlarda devamlı kazı çalışmaları yaparak Süleyman Mabedinden izler arasalar da Roma
Uzun bir süredir kültürümüzde baba- ne yazık ki ve hangi nedenle olursa olsun- herhangi biri için,en kötüsü kendisi için bile "orada olma" konusunda yeteneksiz ya da gönülsüzdür.
Kadınlar onaylanmayan çocuklarını korumaya çalıştıkları için psişik ve tinsel olarak ölmüşlerdir. Bu çocuk yine onların sanatları olabilir, sevgilileri olabilir, politikaları, yavruları, ya da ruhsal hayatları olabilir. Kadınlar uç durumlarda köyün yasaklarına karşı çıktıkları ve onaylanmayan çocuğu korudukları için asılmış,yakılmış ve öldürülmüşlerdir.