·
Okunma
·
Beğeni
·
867
Gösterim
Adı:
Muhaderat
Baskı tarihi:
Ocak 2005
Sayfa sayısı:
359
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759990755
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Beyaz Balina Yayınları
Fatma Aliye Hanım, 1864 yılında İstanbul'da doğmuştur. Büyük tarihçi Ahmet Cevdet Paşa'nın kızıdır. Konak eğitiminin yetiştirdiği ilk entelektüel kadın romancımız olma özelliği taşır. Herhangi bir kurumdan eğitim almamasına rağmen kendisini yetiştirmeyi başarmıştır. Zamanın önde gelen edebiyatçıları onu bir hanım yazar olarak el üstünde tutmuşlardır. Yazılarını ilk zamanlar kendi ismi yerine "Bir Hanım" adı altında yayımlamıştır. Fatma Aliye, kendi ismini ilk defa 1892'de yazdığı "Muhaderat" adlı romanında kullanmıştır. Farklı alanlarda eserler ve yazılar kaleme alan, inandığı ilkeleri daima savunan bir yazar olan Fatma Aliye Hanım, Servet-i Fünun öncesinde yazı hayatına girmiş, II. Meşrutiyet ve Mütareke devirlerinde de yazı faaliyetini sürdürmüştür. Fransa'da düzenlenen bir yarışmada ödül aldığı da bilinen eser, esas itibariyle bir aşk romanıdır. Bir bayanın elinden zarif bir üslupla, adeta süzülerek yazılmıştır. Konusu; başlamış bir aşkın bitişi ve yeni bir aşkın başlangıç öyküsünü anlatır.
Fatma Aliye Hanım merak ettiğim bir yazardı ve onun okuduğum ilk eseri . Başlangıçta anlatım tarzı biraz -belki de günümüz de alışık olduğumuzdan farklı olduğu için- sıkıcı gibi olsa da ilerledikçe yanıldığımı ve çok zevk aldığımı fark ettim ..Tarih ve edebiyat sevenler için okumasını tavsiye edeceğim bir kitap .Günümüz de ki tarih romanı yazarları bugünden geçmişi anlatırken Fatma Aliye Hanım yaşadığı cağın sosyo kültürel yapısını çok başarılı bir şekilde anlatmış.
Kitabı hayal ederek okuyanlar için çok naif ve hoş bir aşk filmi tadında..
Öncelikle şunu belirtmek istiyorum. Tam dil de yazılan roman değil. Yani buradaki yayıncılıkla benim ki farklı ve burası 350 iken bende ki 408 sayfa. Bir yayın evinin sayfa sayısını ne diye kısalttığını neyi atladığını açıkçası bilmiyorum ama Klas Yayınlarını şu kitap için önerebilirim.
Kitap hakkındaki fikirlerime geçecek olursak ; Yazar, çok merak ettiğim bir insandı. Bazı yazıları ve hikayelerini de okuduktan sonra bu kitabını ve o dönemini düşünüp tebrik ediyorum.
Kitapta fazlaca karakter ve olay olsa da gerek üslup gerekse kitabın kendine bağlaması harika idi. Böyle unutulmaya yüz tutmuş kıymetli eserlerimizin değeri bilinmeli ..
Kitap yanlış başlıkla yazıldığı gibi sadeleştirme yapanlar aşırılığa varan bir metodla dilin canlılığı kaybetmişler.Dönemin sosyo-kültürel yansıması bakımından ilginç adetlerle karşı karşıya kalıyoruz.Muhadarat bu anlamda okunması gereken bir eser.
Muhedaratla Fazıla aynı eserdir.Kitap yanlış başlıkla yazıldığı gibi sadeleştirme yapanlar aşırılığa varan bir metodla dilin canlılığı kaybetmişler.Dönemin sosyo-kültürel yansıması bakımından ilginç adetlerle karşı karşıya kalıyoruz.Muhadarat bu anlamda okunması gereken bir eser.
- Ne söyleyeyim, ben de ne olduğunu bilmiyorum ki !
- Nasıl? İnsan kendi halini bilmez mi ?
- Kendi halimi biliyorum fakat beni bu hale düşüreni bilmiyorum !
Ertesi gün Sai Efendi'nin konağının kapısında iki araba durdu ki bunun birinden Mukaddem ile Şefik, diğerinden Münevver Hanım ile Fazıla indiler. Konak kapısından girecekleri zaman Mukaddem ile Fazıla'nın kollarından demir gibi sert bir kol yakaladı ! Kendilerini yakalayana baktıklarında Mukaddem ile Fazıla aralarında Şebib'i gördüler !..
Şu "seviyorum" kelimesi ne acayip bir kelimedir! Ne kadar çok söylenirse söylensin eskimez!Anlamını yitirmez! Modası geçmez ! Bir bedbahtın saadetine , bir âşığın felâketine sebep olabilir ..
Fatma Aliye Hanım
Sayfa 183 - Kum saati yayınları
Yüzlerce liralar verilip alınan resimli tablolar sürekli gördüğümüz tabiatın taklidinden başka bir şey midir ki hayran olarak seyretmeye doyamayız.
Âşık kendi sevdiğine hiçbir kimseyi benzetmez. Sevdiği gibi bir tane daha bulunduğuna ihtimal vermez ki benzetsin.
Fatma Aliye Hanım
Sayfa 262 - Bilge Kültür Sanat
Hiçbir şey ümit ettiğim yok! Sen yaşıyorsun ya işte benim saadetim! Arada senin yüzünü görüyor, sesini işitiyorum ya! Benim bahtiyarlığım!
Fatma Aliye Hanım
Sayfa 315 - Bilge Kültür Sanat
Ayaklarının üzerine koyacağım başımın üzerine sen ayaklarını basabilirsin. Lakin kalbime basma, kendini ezmiş olursun. Ben kirli bir bedbahtım fakat kalbim paktır. Çünkü o seninle doludur.
Fatma Aliye Hanım
Sayfa 144 - Bilge Kültür Sanat

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Muhaderat
Baskı tarihi:
Ocak 2005
Sayfa sayısı:
359
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759990755
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Beyaz Balina Yayınları
Fatma Aliye Hanım, 1864 yılında İstanbul'da doğmuştur. Büyük tarihçi Ahmet Cevdet Paşa'nın kızıdır. Konak eğitiminin yetiştirdiği ilk entelektüel kadın romancımız olma özelliği taşır. Herhangi bir kurumdan eğitim almamasına rağmen kendisini yetiştirmeyi başarmıştır. Zamanın önde gelen edebiyatçıları onu bir hanım yazar olarak el üstünde tutmuşlardır. Yazılarını ilk zamanlar kendi ismi yerine "Bir Hanım" adı altında yayımlamıştır. Fatma Aliye, kendi ismini ilk defa 1892'de yazdığı "Muhaderat" adlı romanında kullanmıştır. Farklı alanlarda eserler ve yazılar kaleme alan, inandığı ilkeleri daima savunan bir yazar olan Fatma Aliye Hanım, Servet-i Fünun öncesinde yazı hayatına girmiş, II. Meşrutiyet ve Mütareke devirlerinde de yazı faaliyetini sürdürmüştür. Fransa'da düzenlenen bir yarışmada ödül aldığı da bilinen eser, esas itibariyle bir aşk romanıdır. Bir bayanın elinden zarif bir üslupla, adeta süzülerek yazılmıştır. Konusu; başlamış bir aşkın bitişi ve yeni bir aşkın başlangıç öyküsünü anlatır.

Kitabı okuyanlar 47 okur

  • Berna Sevindik

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0