"Gülmüştü o zaman. Gülünce çocuklaşırdı. kara gözleri içten içe harlanan meşe kütüklerine benzerdi. Elini yaklaştırsan ısınıverecek sanırdın. İşte öyle sıcak sıcak gülmüştü."
"Ey gök ne kadar gürültün varsa içimize boşalt
Çünkü belki ancak ihtimal ki sen dindirirsin
Bir kurşun ete saplanması gibi
yüreğimize saplanan bu acıyı"