"Bakarsın biri gelmez bir gün
ve artık hiç gelmeyecektir
-
anıların
Kimileri öbek öbek toplanıp
çaresizliği dile getirirler anlamsız sözcüklerle
-nasıl olur daha dün beraberdik
- salıncakta iki kişi izlemiştik daha dün nasıl olur
- Geçen pazar kırlarda dolaşmıştık
' Göçmen kuşlar yerli kuşlardan daha mutlu olmalılar
hayatı dolu dolu yaşıyorlar' demişti unutamıyorum
-
ansızın gelir ölüm
apansız biter sınav
bir elektrik kesilmesi gibi
kesilir tûlu emel
-
Bazen akan bir film şeridinin
tek kare donan bir fotoğrafı gibidir
ölüm
karşıda bir manga asker
gözler namluların karanlık ağızlarını görmez de
takılıp kalır masmavi gökyüzünde
asılı kalmış bembeyaz bir buluta
-
Ölümler vardır :
bir ağacın köklerinin topraktan çatır çatır
sökülmesi gibi
can çatır çatır çıkar damardan."
"Ey gök ne kadar gürültün varsa içimize boşalt
Çünkü belki ancak ihtimal ki sen dindirirsin
Bir kurşun ete saplanması gibi
yüreğimize saplanan bu acıyı"