Derin Çelik

Derin Çelik
Öğrenci
Lise
Ankara
Ankara
21 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
8/10
·368 syf.··
2020 6. kitabı
İki günde bitirdiğim bir kitaptı. Oldukça sürükleyici ve anlatımı hoştu. İçinde çok fazla serinin gidişatını etkileyen olaylar yokmuş gibi gözükse de aslında sonradan olaylar bayağı bir karışıyor. Ve bu arada seriye katılan yeni bir karakter var : Nora. Fredrik'le birlikte en sevdiğim karakter oldu yeni gelmesine rağmen. Aslında kitapla ilgili anlatabileceğim çok fazla birşey yok çünkü üçüncü kitabın aksine etkileyici ve ağır bir atmosfer yerine bir solukta bitirilebilecek macera kitabı tarzı tadında bir kitap. Bu seferlik biraz kısa oldu ama olsun artık. Açıkçası kitap dediğim gibi benim oldukça hoşuma gitti. Okumanızı tavsiye ederim. Ayrıca son bölümdeki Fredrik'in normal hayata yavaştan adım atması da güzel bir ayrıntıydı. Bayan Redmerski sağolsun bu sefer Fredrik'i boynu bükük bırakmadı.
Kötülük TohumlarıJ. A. Redmerski · Ephesus Yayınları · 20171,432 okunma
Reklam
8/10
·400 syf.··
2020 5. kitabı
Aslında bu kitabı yaklaşık yüz sayfa kadar okuyup ilk başta yarım bırakmıştım. Çünkü birinci ve ikinci kitabı idare edecek seviyede olsa da bu üçüncü kitap sanki bir wattpad kitabı okuyormuşum gibi hissettirmişti. Fakat sonra yeniden başladım ve kaldığım yerden okumaya başladım ve kitabı bitirdiğimde anladım ki aslında serinin en güzel kitabını bitirmişim. Ardından dördüncü kitabını da bitirdim ve dördüncü kitabıyla karşılaştırdığımda olaylar o kitaptaki kadar yoğun olmasa da yine de az ve etkileyiciydi. Ve kitabı bu kadar özel kılan asıl şey normalde yan karakter sayılabilecek "Fredrik'in" bu kitapta ana karakter olup, değişiminin bu kadar güzel işlenmesiydi. Ve normalde gizemli bir karakter gibi gösterilip iç dünyası pek fazla yansıtılmamasına karşın bu kitapta tüm düşüncelerinin çok güzel işlenmesiydi. Ve itiraf etmek gerekirse Fredrik'i ilk ortaya çıktığından beridir Victor ve kesinlikle Sarai'den daha çok sevmiştim. Bu yüzden bu kitap bana bir hediye gibi oldu. Ama Seraphina'ya hiçbir zaman ısınamadım tabi o da ayrı bir mesele. Ama Cassia kesinlikle mükemmel bir karakterdi. Onun Fredrik'e bu kadar bağlı olması ilk başta çok saçma gelse de insan tabi sonradan anlıyor. Spoiler olmaması için bazı yerleri es geçtim ya da fark ettirmeden yazdım. Uzun sözün kısası kitap baya sürprizlerle dolu ve gerçekten hoşuma giden bir kitaptı. Başlarda biraz saçma gelebiliyor(ya da seriye uzun bir ara verdiğim için belki de anlatım tarzına alışana kadar bana öyle gelmiş olabilir) ama sabredin. Sonradan gerçekten çok güzelleşiyor. Ve sonu baya bir sürprizle bitiyor hazır olun derim.
Kuğu ve ÇakalJ. A. Redmerski · Ephesus Yayınları · 20171,774 okunma
8/10
·160 syf.··
2020 2. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2020 19:37
İki günde bitirdiğim oldukça sürükleyici, akıcı bir dili olan, insanın hayata bakış açısını tümüyle değiştirip hayatın tüm gerçekliğini tüm çıplaklığıyla yüzüne vuran oldukça etkileyici bir eserdi. Bu Livaneli'nin okuduğum ilk kitabıydı ve daha ilk kitabında beni tümüyle etkiledi açıkçası. Gerek anlatım tarzı, gerek ele aldığı konu, gerekse o birbiriyle hiç alakası olmayan karakterlerin yollarını ne yapıp edip kesiştirmesiyle beni gerçekten etkiledi. Eserin konusundan kısaca bahsedecek olursam; İbrahim adında bir gazetecinin çocukluk arkadaşı Hüseyin'in ölümünü duyması üzerine başlayan olaylara dayanıyor. Hüseyin'in Mardin'de bıçaklanıp Amerika'da ölü bulunması üzerine büyüdüğü topraklara, Mardin'e gidiyor. Ve aslında Hüseyin'in ölümünün altında çok daha derin nedenler yattığını zaman geçtikçe anlıyor. Bu bir dizi sır perdesinin aralanması sırasında öğrendikleri onu hep tek bir kişiye götürüyor;"Ezidi kız Meleknaz'a. " Hüseyin'in bu sır dolu ölümü hakkında bilgi topladıkça aynı zamanda Meleknaz hakkında da birşeyler öğreniyor. Ve zaman geçtikçe içinde Meleknaz'a ve bebeğine yardım etme (ya da bundan çok daha derin) isteği doğuyor. Ve hikaye bu şekilde devam ediyor. Ben kitabı çok beğendim. Tek eksik yanı bazı yerleri biraz zorlamaydı. Yani kitapta bahsedilen bazı insanlarla karakterlerin illa ki yollarının kesişmesi, benzer yanlarının illa ki bulundurulmak istenmesi. Ama onun dışında gerçekten mükemmel bir kitaptı. Ben okumanızı tavsiye ederim. Kesinlikle size çok şey katacak bir kitap.
HuzursuzlukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2017117,5bin okunma
7/10
·424 syf.··
2020 1. kitabı
Bir wattpad kitabı... Normalde wattpad kitaplarına önyargılı bir insanımdır çünkü insana kattıkları pek fazla birşey yok ne yazık ki. Hatta insanları saçma özentiliklerle kötü yönde bile etkiliyorlar diyebilirim. Kitabı aldım birkaç sayfa okudum ve bu kitabın da diğer türdeşlerinden bir farkı yokmuş diye düşündüm. Yine de yarım bırakmadım okumaya devam ettim. Ve bu kitapta farklı olarak genel konusu kitabın hikayesini öğrendikçe, anladıkça kitabı sevmeye başladım. Ana karakter olan Yosun'a çok fazla ısınamasam da diğer ana karakter olan Özgür'ü fazlasıyla sevdim. Hatta o kadar sevdim ki kitap bittiğinde (biraz da sonundan dolayı elbette) birkaç gün etkisinden çıkamadım. Yosun ve onunla ilgili olan diğer kısımlara çok fazla artı veremeyecek olsam da yazarın Özgür karakterini ince ince işleyişi benim çok hoşuma gitti açıkçası. Ve Özgür'ün hikayesini de, onunla ilgili diğer kısımları da tabii. Ama eğer fiyatına değer mi derseniz o sizin kararınız. Çünkü fiyatı gerçekten biraz gereksiz pahalı. Fakat yine de bence güzel bir kitaptı, eğer okursanız hoşunuza gidebilir ama okumazsanız da pek birşey kaybetmezsiniz.
Ölüme Fısıldayan AdamBüşra Yılmaz · Epsilon Yayınları · 202014,7bin okunma
10/10
·368 syf.··
2019 14. kitabı
Kitap hakkında ne söylesem eksik kalacakmış gibi hissediyorum. Son zamanlarda okuduğum en iyi ve en duygu yüklü kitaplardan birisiydi. Aşk teması o kadar güzellikle ve saflıkla işlenmiş ki günümüzde adı sözde "aşk" olan yanılsamış ilişkilere bir hakaret gibiydi sanki. Beni kitapta en çok etkileyen iki kısımdan ilki -spoiler içerebilecek kısım-; Henriette'in Felix'in Leydi Dudley'le olan ilişkisini öğrendiği kısımdı. Aslında asıl olarak o an Felix'in yitip gideceğini sansam da aslında içten içe Henriette kendisini yiyip bitirmiş en sonunda da bu şekilde sonunu getirmişti. İkinci kısım ise Felix'e bıraktığı son mektuptu. Orada çektiği acıları tüm ayrıntısına kadar yazmış ve aslında kitapta o ana dek okuduğumuz neredeyse herşeyin aslında içten içe çok daha derin olduğunun farkına varmamızı sağlamıştı. -spoiler içerebilecek kısım son-; Sonuç olarak kitap hakkında ne kadar yazsam da bu kadar güzel bir şaheseri tanımlamaya yetmeyecektir. Kitabı kesinlikle tavsiye ederim, okuyun, okutturun arkadaşlar.
Edebiyat
Vadideki ZambakHonore de Balzac · Martı Yayınları · 201752,9bin okunma