Lars'ın karanlık dünyamızı gözlemleyen harika bir filmi. Hem sert politik bir eleştiri hem de teolojik ciddi sorunlara eğilen bir film. Sinematografik olarak da oldukça ilginç tiyatro-vari bir şekilde çekilmiş. İnsanlığın ikiyüzlü ve pragmatist dünyasını çok sert ve acımasız bir şekilde günyüzüne çıkarıyor. Aşkı da bu zeminde ele aldığı için oldukça enteresan sonuçlar çıkıyor. Aynı zamanda hümanizm eleştirisi de hissettim ben filmde. Rahatsız olacağız ki olmamız gerek çünkü Lars'ın anlattığı biziz başka varlıklar değil. Dünyayı yıkımın eşiğine yetiren insanın vechi de elbet kendisi gibi acımasız olsa gerek. Kesinlikle izlenmesi ve kaçırılmaması gerekilen bir film..