Oldukça önemli ve güncel bir konunun tarihsel açıdan ele alındığı harika bir kitap. Bir türlü toparlanamayan ve dinin siyasal çıkara alet edilen Ortadoğu'yu anlamak için okunması gereken bir eser. Hep hamasetle ele alınan İslam dünyası düşümcesini yazar özellikle son 150 yılını ele alıp inceliyor. Yazar İslam dünyası fikrinin modern bir kavram olduğunu söyleyip bunun ortaya çıkış nedenlerini tarihsel ve coğrafi koşullari göz önüne alıp irdeliyor. Osmanlı ve Hint kıtası. Sonra modern ülkeler Mısır, İran, Türkiye, Pakistan, Suud vb. Aslında İslam Dünyasında kaç ülkeye bölünmüş Kürtler özelinde dâhi "İslam Dünyası" kavramının kardeşler(!) arasında nasıl milliyetçi ihtiraslara kurban edilip siyasal çıkarlara alet edildiğini görmek dâhi bu kavramın ne jeopolitik ne de ahlakî bir çerçevesinin kalmadığını görmemize yeter. Yazar keşke bu örneklem üzerinde de dursa idi. Onun dışında kesinlikle okunup üzerinde tartışılması gerekli bir kitap. Çevirisi de oldukça güzel.
Düşmanına bir mızrak atmak yerine küfür etmeyi tercih eden kişi uygarlığı kurmuştur. Böylece edimlerin ikamesi haline gelen sözcükler bazı durumlarda da (örneğin günah çıkarmada) tek ikamedir..
Freud'a giriş niteliğinde bir eser. Dili ağır değil. Okunması kolay bir kitap. Freud'un eserlerinden de alıntılar var. Freudyen dil sürçme, insan kibrinin yersizliği, evlilikte ilişki problemi gerek cinsel gerekse de iletişim, esprilere dair, mahremiyet, psikanaliz ve arkeoloji benzerliği, başarıyı baltalamak vb konulara değinilen bir giriş niteliğinde kitap.