Altan son dönem siyasal çöküş ve adalet noktasındaki zaafları da ele alarak bir roman yazmaya çalışmış. Her ne kadar hakkaniyet noktasında söyledikleri doğru olsa da esere edebi estetik açıdan yaklaşmamız gerekir. Şahsen eseri heyecanla bekliyordum. Hapishanede yazılmış olması. Ve yazıldığı ân yayınlanamaması.Yazıldığı dil ile değil de çeviri dilden yayınlanması. Bu faktörlerin hepsi esere mazlum bir renk de kattı. Ve ister istemez çekici kıldı. Eserin arka kapağında ise Hayat Hanımın şimdiden unutulmaz kahraman karakterler arasında olacagı şeklindeki reklam da kitabı baya parlatmaya çalıştı.
Şunu söyleyeyim ki eser Altan'ın edebî diline aşina olanları hayal kırıklığına uğrattı bence. Önceki romanlarında kullandığı o olağanüstü edebi dil ve psikolojik derinlikten oldukça uzak geldi bana maalesef Hayat Hanım. Hele ki Altanın denemelerindeki o psikolijik çözümlenişleri düşününce eserin zayıf kaldiğıni soyleyebilirim.
Ne diyelim "Hayat"ı "Hanım" kılmak idi belki de Altan'ın kalemini zayıflatan o umut kırıkları.