“Göğsümde şiddetle duyduğum bu boşluk! Ah, nedir bu korkunç boşluk! Durup durup kendi kendime, onu bir kere, yalnız bir kere bağrıma basabilsem; bütün bu boşluk dolacak diyorum.”
- '' 'Daha çok anlat” dedim.
- “Hoşuna gidiyor mu?”
- “Çok. Elimden gelse seninle sekiz yüz elli iki bin kilometre hiç durmadan konuşurdum.”
- “Bu kadar yola nasıl benzin yetiştiririz?”
- “Gider gibi yaparız. "