Derya Bozkurt

Derya Bozkurt
@DeryaMeltem
Bofa balığı, bofa balığına özgü şeyler düşünür.
Cemil Meriç
Tabular tabular! Her adımda şuura dur emrini veren bir jandarma neferi. Her kapının arkasında, elinde bıçak, bekleyen bir harem ağası. Düşünme! Düşüneni iftiranın ve sefaletin lağımında boğduktan sonra ellerimizi yıkayıp,” efendim biz de filozof yetişmiyor.” diye ah u vahlar.
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Jurnal-Cemil Meriç
Ne garip bir oyuncak şu insan! Yürür, konuşur ve acı çeker. 70 kilodur. Kendisine ve çevresine ait hiçbir şey bilmez. Bir nevi ızdırap makinesi. İplerini başkaları çeker. Hantal ve şapşal bir robot. Neye sevinir bilinmez. Sınırsız olan hayalleri ve acı kabiliyeti. Etten bir kafes ve aciz içinde kıvranan bir ruh. Vücut araba, akıl arabacı. Ama gözleri bağlı arabacının, arabaya hükmeden atlar. Buda haklı: Varolmak için yok olmak lazım, parça bütüne kavuşacak ki hasret dinsin. Bütün musiki, bütün şiir, bütün aşk, bu bir çuval kemik, bu asi ten, bu aptalca endişeler ne olacak? Ne olacağını bilen var mı? Kader hep oynayamayacağı roller yükler insana ve ıslıklar. Alkış sahtekarların.
Alıntı
İnsanoğlunun en vahşi hayvan olması.
Alıntı
Kör Baykuş Kitabı beğendim ama neresini beğendin diye soracak olursanız net bir cevap veremem. Ancak kitapta beğenmediğim kısımları şöyle anlatabilirim; misal kitapta hayal ve gerçeğin aşırı kaynaşması ve bunu size her seferinde ısıtıp ısıtıp önünüze konulması... Kitapta zamanın havasını, hisslerini, düşüncelerini büyük bir oranda hissederiz ama kitap büyük çapta kişinin bireysel buhranını iç dünyasını ele aldığı için kitaptan alabildiğimiz şeyler bir kişi ile sınırlı kalıyor ki bence buna rağmen çok zengin ve donanımlı anlatım ve içeriğe sahip. Okurken büyük keyif aldım. İkinci defa okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Bazı şeyler anlaşılmak için değil de hissetmek için deriz ya bu kitap o kitaplardan işte.
Edebiyat
Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş
Hiç kimsenin ölmediği bir yılbaşı sabahına uyanır insanlar kendi ülkelerinde. Bu durum tüm ülkeyi karıştırır. Ölümsüzlüğün sebebi ise belli değildir. Tüm araştırmalara rağmen de bulunamaz. İnsanlar ikiye ayrılmış ölümsüzlüğü kabul edenler ve ölümsüzlüğü istemeyenler. Devlet politikasını güder gazeteciler haber peşinde koşar kilise yapması gereken açıklamaları yapar ama esasen kimsenin bir şey bildiği yok. Ta ki ölümden mektup gelene kadar çünkü ölüm artık ölümlerin önceden haber verileceğini söyler. Kitabın devamında spoi kullanmak istemiyorum. Ama Jose'nin klasiği bu sanırım. Tüm toplumu ilgilendiren bir olay gerçekleşir ve toplumsallığı öne alır. Burada asla bireyselcilik kazanmıyor her şey beraber aşılıyor. Ayrıca ölümün kadın olması da toplumun temelinin kadın olduğu algısı verilmeye çalışılıyor. Kitapta iki farklı durum var tamamen ölümsüz olma ya da ne zaman öleceğini bilmek. İkisinin de ne kadar zor bir durum olduğu konusunda bize ileti verilmek istediği aşikar. Son olarak kadere karşı çıkıp ölmeyen kişinin ölüm tarafından isyancı kabul edilmesi ise direnişi gösterir. Direnişçinin ise bir müzisyen olması ise akıllara müzik ölümsüzdür lafını getiriyor. Ölmesi gerekirken ölmeyen kaç müzisyen vardır ki? Ölüm müziğin peşine düşer ancak ona aşık olur. E haliyle ölüm aşık olduğu için kimseyi öldüremez ve artık ölümsüzlük gelmiştir. Jose gerçekten harika bir yazar vermek istediği mesajlar daima çok ilgi çekici. Ama körlükte de olduğu gibi bu kitapta da tüm toplumda aynı şey yaşanmış olması ve insanların bu süreçte yine davranışlarının gözlenip kitaba aktarılması bir yemeği sürekli ısıtıp ısıtıp okurun önüne konulması ile aynı şey. Yine de ben o yemeği defalarca yerim çünkü çok güzel. Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş