İbrahim'in atını bir yere göz kulak olsunlar diye bıraktığı çocukların İbrahim'den habersiz diğer atın onunla çiftleşmek istemesi üzerine çocukların atı hayır olsun diye çiftleşmelerine yardımcı olmaları ve İbrahim'in inanılmaz derecede tüm köyün gıpta ettiği Doru atının doğmasıyla İbrahim'de bu atla beraber tüm halkın diline düşüyor. At inanılmaz hızlı koşup inanılmaz güçlü, güzel görünüyor. Neyse bu at son doğumunu yapıyor ve hiç bir güzelliğin baki olmadığı gibi bu atın güzelliği de baki olmuyor yaşlanıyor. Son doğumunu da yaptıktan sonra bu at yılkı atı olsun diye onu boşa beslemeyelim yaşlı işimize yaramıyor diye dağa salınıyor.
"Ulan şu hayvan milleti insandan akıllı… Seni, beni tek başına yabanda, kışta koysalar alimallah perişanlığımız diz boyuna çıkar. Bir peykede donar kalırız. Şu ata bak şuna… Beş saatlik yolu elin ile yapmışın gibi git, daha taşı aş, ovayı bul, arkadaş edin. Canavarın, kışın şehrinden yakanı kurtar, baharı bul… Bunu Allah yapar oğlum. Her mahluka o sahip çıkıyor. Kulun ki telaş… Ben demedim mi hepinize. Doru'nun nasibi kesilmemişse değil yılkı, 40 yıl aç sefil bıraksan kılı bile kıpırdamaz, diye... nasip işi bu... Allahın takdiri bu, alın yazısı bu..."
Bu alıntıda rıskı verenin Allah olduğunu ve insanların yaptıklarının ise gereksiz bir telaş olduğunu anlatan dünya hırsı için bu kadar çabalamamamız gerektiği ve rızkın sadece Allah'tan geldiğine iman edip para kazanmak için yaşamadığımızı yaşamak için para kazandığımızı hatırlatan güzel bir yazı olmuş.
Her neyse ibrahim Doru atını çok özler ve onu saldığına pişman olup yeniden onu tutmak ister planıda yavrusunu onun yanına götürüp o yavrusuyla sevişirken onu çocuğu Mustafa'yla yakalamak ister. Diğer türlü yakalamalarının imkanı yok çünkü yılkı atları artık çok yabani olduları için insandan
-Bak Hakkı dedim bu limonlar bitmez, gerek yok depo etmene.
-Hayır biter, dedi. Baksana herkes yiyor.
-Farzet dedim, bu limonlukların sahipleri burada olsaydı, ve onlar da sabah akşam yeselerdi yine bitmezdi bu limonlar. Zira kendileri yemek için değildir, ihracat içindir bu limonlar. O nedenle yemeyle bitmez.
-Biter dedi, biter, baksana nasıl yiyorlar.
Birkaç çocuk çağırdı. İki çuval limon toplattı. Yatağının altına yerleştirdi. O da limon kokuyor.
Ve nihayet iki ay sonra, Voniden ayrılırken, Hakkı, onda birini bile bitiremedi onca limonu bahçeye döktürdü.