nur

Yüzünde acı bir ifade vardı. Canı yanıyordu. Uyuduğunun farkındaydı. En kötüsü de bu, diye düşündüm. Uyurken bile kendinden tamamen geçememek.
Sayfa 95 - Doğan·Kitabı okudu
Reklam
Bizi büyürken kimse mutsuz etmemişti ama yine de herkesten nefret ediyorduk. Nefsi müdafaa bile değildi yaptıklarımız, düşüncelerimiz. Başımızı büyük belalara sokmadığımız zamanlarda kimse ölümümüzü arzulamamıştı. Hayatımızdaki tek gerçek nefsi müdafaa intihardı. Bedenimize ve hayatımıza saldıran aklımızdaki düşünceleri yok etmekti. Hayatımızı bizim dışımızda kimse mahvetmemişti. Ve biz o intikamın peşindeydik. Beynimizi öldürmenin peşinde...
Sayfa 89 - Doğan·Kitabı okudu
Tabii kurduğum düşünceler zinciri tamamen bir noktadan çıkan ve sadece zaman öldürmek için tarafımdan uydurulmuş bir fikirler bütünüdür. Kendi hastalığıma bulduğum bahanelerdir. Beynimin kemirilme seslerini bastırmaya yarayan melodilerdir... Bütün bunlar sadece bir şey içindir. Anormal, normal, iyi, güzel, kötü, çirkin ve benzer sıfatların var olamayacaklarını kanıtlamak. Tabii böylesi bir kanıtı sadece ben görüyorum. Ama belki bir gün başkaları da hisseder. Başka insanlar da benden sonra anlarlar mevcut insan ırkının sakat olduğunu. Anlarla belki de, delilerin dünyanın gerçek efendileri olma ihtimalini...
Sayfa 88 - Doğan·Kitabı okudu
Zihnim bedenimden ve dünyadan milyonlarca kilometre uzakta da olsa ayağımın bastığı yerdeki her şeye hakim olmalıyım, diye düşündüm hep. Gerçek deha budur. Farklılıkları yüzünden itilip kakılan bir gerizekalı olmak utanç vericidir. Yapılması gereken kalabalığın arasına karışmaktır. İnsanların arasına gömülmek.
Sayfa 84 - Doğan·Kitabı okudu
Ama ne kendi kendimi kandırabildim, ne de [...] kendi kendimi kandırdığımın farkında oluşumu.
Sayfa 381 - can