"Peki çocuklar kendileri kavrasınlar, kap kacak yapsınlar, süt sağsınlar vb. diye bir başlarına bırakılsaydı, haylazlık yaparlar mıydı o zaman? Açlıktan ölürlerdi. Bıraksınlar bizi de ihtiraslarımızla, fikirlerimizle, tanrının ve yaratılışın birliğini kavramadan! Ya da iyiliğin mevcut olduğunu ve ahlaki kötülüğün açıklamasını kavramadan kalalım!
"Hadi bakalım, bu kavrayışlar olmadan inşa edin herhangi bir şeyi!
"Sadece yıkıp yok ediyoruz biz, çünkü manevi olarak tokuz. Tıpkı çocuklar gibi.
"Yalnızca bu iki varlığı seviyorum, ama biri diğerini öteliyor. Onları birleştiremiyorum, oysa tek ihtiyacım bu. Eğer bu olmazsa, hiçbir şey umrumda değil. Bir şekilde bitecek bunlar, bu yüzden sevmiyorum bunu konuşmayı, konuşamıyorum. Bana sitem etme, hiçbir şey için yargılama beni, hakkımda hükmetme. Sen bu saflığın, arılığınla çektiğim bunca acıyı anlayamazsın"