Devrim Özgür Savaş

Devrim Özgür Savaş
@Devrimce
ATATÜRK'ÜN İZİNDE BİR KADIN, SEVGİYLE SAYGIYLA...
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Neşet Ertaş'ın ölüm yıldönümüymüş. Ne severim kendisini. Bin rahmetle, ruhu şâd olsun.
- Annen var mı senin? - Var tabii. - Ne iş yapar? - Çamaşıra gidiyor. - Sen ne olacaksın büyüyünce? - Ben mi? dedi. Gözlerini gözüme kaldırdı. İkimiz de mavi mavi baktık. -Ben, dedi, boyacı olacağım. - Ne boyacısı? - Kundura boyacısı. - Neden kundura boyacısı? - Ya ne olayım? - Doktor ol, dedim. - Olmam, dedi. - Neden ? - Olmam işte. - Neden ama? - Doktoru sevmem ki. - Olur mu ya? Bak, dedim. Doktor sevilmez olur mu ? - Tabii sevmem, dedi. Annem hasta oldu. Evimize geldi. Kumbaramızı kırdık. Bütün yirmi beşlikleri ona verdik. Sonra çeyrekler kaldı. Onlarla da reçeteyi yaptırdık. O da zorlan. - Ama annen iyileşti. - Annem iyileşti ama paramız gitti. İki gün, yemek yemedim ben. - Peki, dedim, öğretmen ol. - Ben mektebe gitmiyorum ki. - Neden? - Öğretmen beni dövüyor. - Neden? - Yaramazlık ediyorum da ondan.
Edebiyat
Savaş
Osmanlılıktan ümidimiz kesilmiştir. Başlayan Türkçülüğü dilce zevksiz, milliyet anlayışı ile Asyalı buluyorum. Bu, bir kararsızlık ve araştırma hali! .... En fazla hoşuma giden, bilhassa ordu gençliği içinde, sezindiğim, yenileşme ve kalkınma hareketi. Vatan kaybı İstanbul'da çabuk unutulur. Balkan Harbinden şehirde canlı bir hâtıra kalmıştı: Edirne! Onu geri almak ve Bulgaristan'ın yenildiğini görmekle, kalp acılarını dindirmiştik. İste bu sırada Büyük Harb çıktı. Tepebaşı bahçesinde her gün görmeye alıştığımız Fransız ve İngilizler, birkaç gün içinde ortadan kayboldular. Bizim iki taraftan birine katılmaklığımız mukadder olduğu hissini veren ne idi? O sırada İstanbul'u düşündüren üç şey vardı: Rus düşmanlığı, Alman gücü ve İngiliz yenilmezliği! Eğer İngiltere olmasa, Almanya'nın Rusya ve Fransa'yı birkaç hamlede dağıtacağından kimsenin şüphesi yoktu. Harbi bir çıkmazlığa mahkûm eden İngiltere, bizi açık olarak onların cephesine yaklaştırmayan da Rusya idi. Almanlarla birlikte harbe girdik. Askerlik davetleri elimizde, son bir âlem yapmak üzere, Tepebaşı bahçesine gittiğimizde, Avrupa'dan yeni gelen, bizden yaşça büyük bir arkadaşımız: - Mahvolduk! dedi. - Nasıl? Nasıl? - Görürsünüz... Bu imansızın arkasından birbirimize nasıl da bakıştıktı.
Sayfa 26 - Milli Eğitim Basımevi- Devlet Kitapları, 1000 Temel Eser·Kitabı okuyor
Tarih
Yosma
Bir yar sevdim, etekleri yeldirme, Yeldirir sallanı sallanı kafir... Sakın dedim, kimselere bildirme! Bildirir sallanı sallanı kafir... Ağına düşmüşüm artık çarnaçar, Ben ondan kaçamam, o benden kaçar. Ağlasam, çapkınca karşıma geçer, Güldürür, sallanı sallanı kafir... Hesabı, kitabı şaşırdım çoktan... Bu bir işve değil, beladır haktan! Aklıma düştü mü gece yataktan Kaldırır, sallanı sallanı kafir... O çeşmeye gelir, sabrım son hadde. Cilve kitabına girmez bu madde! Bir küçük testiyi yarım saatte Doldurur, sallanı sallanı kafir... Sıtkı'm olan olmuş bize alemde, Aşığa kurtuluş yoktur bu demde. Görmesem ölürüm, fakat görsem de, Öldürür, sallanı sallanı kafir! .. Bekir Sıtkı Erdoğan
Şiir