yaşam anlamını üç farklı yoldan keşfedebiliriz:
1. Bir eser yaratarak ya da bir iş yaparak;
2. Bir şey yaşayarak ya da bir insanla etkileşerek;
3. Kaçınılmaz acıya yönelik bir tavır geliştirerek.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Çağdaş insan için özgürlüğün anlamı nedir? İnsan neden kendi özgürlüğünü diktatörlerin
eline bırakmakta ve bir robot gibi yaşamaya razı olmaktadır? Özgürlüğüne sahip çıkamayaninsan, biyolojik olarak bir canlı olmasına karşın, ruhsal açıdan bir robot gibidir.
Zihinsel vecoşkusal yetenekleri körelmiştir, canlı değildir artık.
Yeni ve kalıcı hiçbir şey üretemez.
Yaşama karşı tam bir açlık içinde olmasına karşın uzak durur ondan, kaçar. Çünkü
davranışları ve kararları kendisine ait değildir.
Onu, dışındaki güçler yönlendirmektedir.
Hoşnutluk ve iyimserlik maskesinin altında mutsuz ve endişeli bir insan gizlidir.
Çağdaş toplumlarda birey, kendi yazgısıyla başbaşa bırakılmakta bu da kendisine korku ve
güçsüzlükten başka bir şey getirmemektedir. Kendini içinde yaşadığı dünyadan ve toplumdan
soyutlanmış duyan bireyler gittikçe çaresizleşerek yeni diktatörlüklere, totaliter yönetimlere
verimli bir zemin oluşturmaktadırlar.
Her düşünen insan başta solcu( gelecek endişesi) sonra liberal (maddi gereksinimler) ve en sonunda dindar olur. (Ölüm korkusu). Demek ki izmlerde psikolojiye, ihtiyaca, içinde bulunan şartlara göre yaşamımızda kendine yer buluyor. Yani en doğru izm diye birşey yok. Bu sadece içinde bulunan şartlar ve hedeflerle alakalı. Kendi kimliğimizde eksik bulduğumuz tarafı destekleyecek fikirlere ihtiyaç duyduğumuz da ona sarılmamız kolay olur.
Ekonomik endişeler, temelde hırslı bir insanken sosyal farklardan dolayı bunun imkansızlığına üzülmek sol düşünceyi kuvvetlendirir.
Para kazanmak için hayata materyalist bakmak gerekir.
Ekonomik sıkıntıları aşmış, hayatta pek çok şey yaşayıp, gerçek huzuru bulamamış insanlar da mutsuzluklarını ve ölüm korkusuna karşı DİN e yaslanırlar.
Kitapta çocukluğundan itibaren fikri karakterinin nasıl geliştiğini anlatıyor. Anne ve babasından hiç hoşlanmıyor. Fransız hegemonyasındaki Hatay da bir Fransız okulunda lise öğrenimine başlıyor.kendisini etkileyen hocalardan bahsediyor. Sonrasında memuriyet görevi, çevirmenlik vs.
Sürekli sağ-sol, batı- doğu ikiliği üzerine fikir beyan ediyor. Çıraklık dönemim dediği 50 yaşına kadar o fikirden o fikire tutunuyor. Marksizm, ateizm ve en sonunda ışık doğudan yükselir diyerek doğu felsefesine sığınıyor.
Bu ÜlkeCemil Meriç · İletişim Yayınları · 202425,4bin okunma