Nermin Yıldırım ile tanışma hikayem olan bu kitapta en sevdiğim şey, karakterle birlikte yolda olma haliydi. Karakterin an içinde başka anlara sıçrayan zihni, onunla aramda bir bağ kurdu.
Ev romanı; zamanın geleceğe doğru akarken içine geçmişi de katıp gitmesini, insanın kaçtığı yerden zihnini çekip koparabilmesinin zor olduğu zamanları ve ev denilen şeyin, kimi zaman karakterin de yaşadığı gibi yalnızca dört duvardan ibaret olmadığını anlatan bir kitap. Dünyanın sonuna yolculuk ederken yanına aldığın şeylerden ziyade zihninde taşıdığın şeylerin çok daha ağır olabileceğini gösteren, aynı zamanda güzel bir arkadaşlık ilişkisine de değinen, okuması keyifli ve dili yalın bir yapıt olmuş.
Ben de şu an orada; onlarla, geçtikleri ve gördükleri yerlerde olabilseydim ve bu deneyimi yaşayabilseydim dediğim her kitap, benim için büyük bir kazanım oluyor.