Kayalara çılgınca çarpan dalgaların uğultusu, hassas kulaklarınızı rahatsız eder. Dalgalar, dünyanın kurulduğu ilk günden bu yana, anlamını kimsenin çözemediği hüzünlü şarkılarını sürdürmektedirler aralıksız... Sanki, acı çekmeye mahkum bir ejderin hep aynı inlemesi, hep aynı yapılması duyulur bu uğultuda. Kuşların cıvıltısı yoktur çevrede; yalnızca sessiz martılar, mahkumlar gibi kıyıda dolaşırlar, dalgaların üzerinde hüzünlü, uçuşurlar.
Vahşi bir hayvanın kükremesi doğanın bu çığlıkları yanında hiç kalır. İnsan sesi de öyle... Ayrıca, insan öylesine küçük, öylesine güçsüzdür ki, bu büyük tablonun küçük ayrıntıları arasında fark edilmeden kaybolur gider!
Belki de bunun için, denize bakarken bir hüzün çöker insanın içine.