Gizem Bıyık

Gizem Bıyık
@Diafonia
Müzik öğretmeni
13 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı
İnsan İnsan
Puan vermedi·112 syf.··
2026 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2026 16:34
Kitap bize başlangıçta temel olarak kişinin ideallerini hep yukarıya taşıdığında ulaştığı yerin sağladığı hazzın ilk olarak kendisini tatmin etmesinin öncelikli olduğunu söylemektedir. Ve bu sürecin başlangıcı hep dışardan bir etkidir, insan kendisi bunu düşünmez. Ardından kendisi için sağladığı içsel hazzın yanında ikincil olarak komşusuna ve çevresine de bir fayda sağlıyorsa buna iyilik denebilir elbette. Ancak zihin her zaman kişinin kendini, kendi hazzını önceler. Kitabın buraya kadar olan kısmı gayet akla yatkın duruyor ve üstüne düşünüldüğünde aynı fikre bile sahip olunabiliyor. Ancak İçgüdü ve düşünce bölümünde yer alan argümanlar bana oldukça safsata gibi göründü. Gerçekten bilimsel bir temele dayandırılması gereken ifadelerin genel geçer bir yargı gibi ve sadece gözlemleme ile elde edilebileceği savunulmuş. Oldukça genellemeci bir yol izlenmiş. Örneğin kitaptaki yaşlı adam karakteri genel hatları ile hakikati anlatan bir konumda yer alıyor. Verdiği bir örnekte at, martı, fil gibi hayvanların Edison'un yapmış olduğu şeyleri ve onun vardığı sonuçlara aynen varabileceğini iddia ediyor. Düşünsel boyutta insan ile hayvanın bu eşitliği konusunda çeşitli akıl yürütmelerle bunu kanıtlıyor gibi duruyor ancak deneysel bir kanıt sunulmuyor elbette. Yazıldığı dönem bakımından bu da anlaşılabilir belki. Elbette hayvanların eylemlerinin sebeplerini araştırdığımızda çok akıllıca duran yanları var ancak düşünsel bir eylemi gerçekleştirip aynı sonuca varabilmek pek mümkün görünmüyor yıl olmuş 2026 ve hala öyle. Zira Twain bi de yapay zeka olayına şahit olsaydı kitap bu bölümde neler içerirdi merak ediyorum. Kısaca kesinlikle kitap için hayatımı değiştirdi bakış açıma yön verdi kısmı bu düşünceler olamaz yaşlı adam karakteri öylece söylenip duran biri haline dönüşüyor bu
İnsan Nedir?Mark Twain · Can Yayınları · 202218,9bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Denendi
Zihin pratikleri için birazcık da olsun kafa yormuş okurlar için biraz sıkıcı gelebilir. Öneriler ve yazar üslubu bu sebeple bana çok yüzeysel geldi. Bazı noktalarda dikkat çeken alıntılar da mevcut elbette. Ancak kişisel olarak yeterli ve güncel bulmadım.
Ev Yapımı Bir ParaşütBerrak Yurdakul · Okuyan Us Yayınları · 20151,129 okunma
Özgürleştirmeyen eğitim aptallaştırır!
Puan vermedi·144 syf.··
2025 4. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 22 Mart 2025 11:52
Kitap oldukça ufuk açıcı ve eğitim konusunda bilinenleri ters yüz etme etkisine sahip. Kitapta bütün zekaların eşit olduğuna yönelik bir iddia var. Bu eşitlik sayesinde öğretmenin etkisi sorgulanıyor. Öğrenimin katmanlara ayrılmış durumda olduğu, bu katmanlarda öğrenci, öğrencinin çalıştığı kitap ve o kitabı açıklayan öğretmen bulunmakta. Aslında kitapta yer alan bilgi ya da kılavuzluk eden başka bilgi varken bir de onu "açıklayanı"anlamamız gerektiğini ve bunun da aptallaştırdığını öne sürüyor. Yani bir zekanın başka bir zeka ya bağlı olduğu düşünülüyor. Eşitlik yöntemi sayesinde kendi arzularımızla veya bulunduğumuz durumun gereklilikleri ile açıklayan bir hoca olmadan kendi başımıza öğrenebiliriz. Burada öğretmen öğrenci ilişkisindeki farkın bilinip korunmasına, iradenin diğer iradeye itaati varken; zekanın diğer zekaya itaatinin olmadığı duruma özgürleşme deniyor. Yani öğrencideki öğrenme isteğini desteklemek ve koşulları düzenleme işi öğretmendedir. Ancak sadece bilgi aktarmak, var olan bilgiyi iyi açıklamak sanki öğrencinin zekasından kendininkini üstün görmek gibi görülür. Bir insanı özgürleştirmek isteyen kişi ona bir bilgin gibi değil herhangi bir insan gibi soru sorar, yani öğretmek için değil öğrenmek için bunu yapar. Böyle bir şeyi de ancak öğrenciden fazla bilmeyen cahil hoca yapabilir fikri vardır. Hatta Jacotot'a göre çocuğunun öğreneceği şeyler hakkında hiçbir fikri olmayan bir anne veya baba da bunları çocuğuna öğretebilir fikri hakimdir. Günümüzde ise çoğunlukta bunun tam tersi bir eğitim sistemi ile karşı karşıyayız kullanılan eski yöntem özgürleşmeyi içeriyor gibi görünmüyor. Jacotot ilerlemenin temsil edilmesini ve kurumsallaşmasını eşitliğin serüveninden vazgeçiş olarak özgürleşmeye ters düşen bir durum olarak görmüştür . Özgürleştirici eşitliğin
Felsefe
Cahil HocaJacques Ranciere · Metis Yayıncılık · 20233,093 okunma
Sevme Sanatı
Puan vermedi·200 syf.··
2023 2. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2023 22:27
Sevme eylemine dair her şeyin; açık seçik birçok kavramla ve felsefeyle de ele alındığı ayrıntılı bir kitap sevme sanatı. Erich Fromm'un daha önce hiçbir yayınını okumadığımdan öncelikle yazar hakkında bölümünü okumayı uygun gördüm. Zira bir yazarın düşüncelerine hakim olan atmosferi daha iyi anlamak için hayatını da bilmek gerekir diye düşünüyorum. Kitapta sevginin bir sanat olabilmesi için, tıpkı diğer tüm sanatların olmazsa olmazı olan bilgi ve çabanın varlığı koşuluna bağlanan bir düşünce hakimdir. Alma verme dengesinin temele oturtulması ile birini sevmekle herkesi sevmeye, kendini ve tüm dünyayı sevmeye giden bir yolculuk ifade ediliyor. Ancak sevginin bir amaca yönelik olamadığında gerçek sevginin gelişebilir oldugu, sevilen kişinin gelişip mutlu olmasının mümkün olduğu ortaya konuyor. Sevme, ilk olarak gereksinim olarak ortaya çıkar.Bu anneden ayrılmayla başlayan sürecin ve ayrı olma duygusunun yıkıcı kaygısının birleşme ile son bulmasıdır. Ayrılmayı tam olarak psikanalitik yaklaşımda yer alan haliyle düşünmek gerekir. Anne karnından ayrılma, anneden ayrılma, memeden ayrılma... Sevgi nesneleri bölümü kardeş sevgisi ile başlar. Herkes teoride eşittir. Aklımda Beethoven 9. Senfoni ode to joy kısmı belirdi burada hemen:) 'kardeş olun ey insanlar bunu ister tanrımız...' Ardından Freud'un psikanalitik yaklaşımına aşina olanların daha rahat anlayacağı anne sevgisi bölümü ile devam eder. Cinsel sevgi, kendini sevme dahil tüm bu nesneler arasında ilişkiler kurulmaktadır. Ancak kitabın en etkileyici bölümünün tanrı sevgisi olduğunu düşünmekteyim. Ataerkillik ve anaerkilliğin tanrı sevgisi içinde çok etkileyici bir şekilde işlendiğini görüyoruz. Ardından tanrı sevgisi aristo mantığı ve paradoksal mantık içerisinde bir çerçeveye oturtuluyor ve bu gayet açık ve
Psikoloji
Sevme SanatıErich Fromm · Say Yayınları · 20227,7bin okunma