Acı zamanla geçer diyorlar,emin değilim bundan. Zamanla geçen şey acı değil çünkü. Geçen tek şey zaman. Acı olduğu gibi duruyor,sadece sen onunla yaşamaya alışıyorsun bir süre sonra, o kadar. Tamamen kaybolmuyor, üzeri çizilince kanamaya müsait bir yara gibi ,ince bir sızı olarak hissettiriyor kendini soluk alıp verdiğin müddetçe. Bir süre sonra bir sabah uyanıyorsun ve anlıyorsun ki ona rağmen yaşayabiliyorsun. DURUMUM KISACA BU ASLINDA.
Zaman olarak ise, günümüzden başlayıp tarımın
icadına ve daha da gerilere, Neandertaller ile birlikte avlanan
atalarımızın zamanlarına döneceğiz. İlginç olan şeyse, tüm
bir tarihimizin, çok eski atalarımızdan bize kadar hemen hemen hiç değişmeden aktarılan ve çeşitli DNA şifreleri içeren
genlerimizin yapısında saklı olmasıdır. Bizlerden çok farklı
bir hayatları olsa da, atalarımız, son genetik keşifler sayesinde
artık soyut insanlar olmaktan çıkıp, yaşam larını sürdüren ve
çocuklarını yetiştiren somut kişiler haline gelmişlerdir. Genlerimiz çok eski zamanlarda da vardı ve bize binlerce yıl öncesinden, karaları, denizleri, dağları ve ormanları aşarak ulaştı.
Güçlü, zayıf, zengin ya da fakir, ne olursak olalım, hepimiz
bu eşsiz yolculuktan gelen genleri taşımaktayız. Onlarla ne
kadar gurur duysak azdır