Ölüm , sahip oldugumuz en büyük korku degildir; en büyük korkumuz yasamak için risk almaktan korkmamizdir. Gercekte kim oldugumuzu ifade ederek yasayabilme riskini almaktan korkuyoruz. Hayatimizi, baska insanlarin taleplerini , beklentilerini karsilamaya calisarak yasamayi ögrendik.
Bir hatanin bedelini kaç kez öderiz? Yanit binlercekezdir. Insan , dünyada ayni hatanin bedelini binkerce kez ödeyen tek hayvandir. Diger hayvanlar her yanlislarinin cezasini bir kez çeker. Ama biz? Bizim çok güçlü bellegimiz var. Bir hata yapariz, kendimizi yargilariz, kendimize ceza veririz. Eger adalet varsa bu yeterlidir. Oysa hatamizi her hatirlayisimizda kendimizi yeniden yargilariz, yeniden suclu buluruz ve kendimizi yeniden cezalandiririz. Her hatirlayisimizda tekrar ve tekrar, tekrar ve tekrar cezalandiririz.
Eger karimiz veya kocamiz varsa ve o da bize hatamizi hatirlatiyorsa , bu ceza bir türlü bitmez. Bu adil mi ?
Büyük ölçek / küçük ölçek ikiliginin kuantum etkilerinin gündelik dünyamizda kendisini dogrudan hissettirdigi az sayida istisna sözkonusudur. Bunlarin en dramatik olanlarindan birisi de süper iletkenliktir.
Beyin yasadigimiz her travmanin ve negatif olayin catismasini eger cozemezsek bilinc altina indirir.Ve bunlar orada durdukca hem hayatimizda sorunlar hem de bedende hastaliklar olarak ortaya cikar. Bu bedenle soru sorarak bu sorunun ortaya ciktigi ilk ana donmeye calismak gerekiyor bu yontemde ( Recall Healing Yontemi)