"Lanetli değiliz. Hepimiz bir gün unutulacak olan küçücük zerreleriz. Geçmişte ne yaptığımız, nasıl hatırlanacağımız önemli değil. Önemli olan tek şey şimdi, şu an birlikte paylaştığımız bu tek muhteşem an."
Sabahattin Ali'nin Kayıp Kitaplarının izinde...
See aaa, see aaa merhaba sevgili okurlar:)
Ben ilk kez ulusa yani siteye sesleniş yapıyorum biliyor musunuz hem de bir etkinlik vesilesiyle.
Çok heyecanlı hele bir toplaşın:)
Belki takip edenleriniz vardır yakın zamanda bir 'Sabahattin Ali Kampı' yaptık. Bizim için büyük, sizin için eemann bize ne, Sabahattin Ali için de yok hükmünde bir adımdı belki ama yalnız yaşanıldığı yerde ve zamanda hissedilebilecek güzellikte bir kamptı, biz çok mutlu olduk, çok da şey paylaştık.
Öhhhm öhhmm kamp övgüm bitince esas konuya geleceğim:)
Biliyorsunuz canımız Sabahattinciğimizin kafasını taşla ezerek Bulgaristan sınırında öldürdüklerinde, elinde yalnızca küçücük bir çantası vardı. Yine bilenleriniz vardır bu çantasındaki eşyalar o kadar az ve öz ki ülkesinden bunlarla mı ayrılıyor bu adam diye bir hüzne gark oluyor, uzun bir süre etkisinden çıkamıyorsunuz.
Belki de hiç geri dönemeyeceği ülkesinden ayrılıyor ama kitaplarını ve karısının fotoğrafını yanından hiç ayırmıyor.
Ne kadar muhteşem bir adam değil mi be. (Nalet gelsin yine moralim bozuldu.)
Peki çantasında hangi kitaplar vardı biliyor musunuz?
Söyleyeyim.
Puşkin 'in "Yevgeni Onegin"i
Yevgeni Onegin
ve
Balzac 'ın "Modeste Mignon"u
Modeste Mignon
Çantasını merak edenler için şuraya bir fotoğrafını bırakayım.
i.hizliresim.com/g6EOXR.jpg
Peki bizim görevimiz ne diye soracak olursanız biz Sabahattin Ali'nin tamamlayamadığı kitapları tamamlayıp ona anlatalım istiyoruz. Meşhur Balzac'ı okuyoruz ama Modeste Mignon ile ilgili o kadar az bilgi var ki... Ya da Puşkin'i belki çok çok iyi biliyoruz ama Yevgeni Onegin de o kadar az duyulmuş ki...
O zaman hep beraber Sabahattin Ali mirasıymışçasına okumaya var