Niye susar insan gerçekten? Bir şehir ıssızlıktan susar mesela, bir şiir yarım kalmışlıktan. Su kaynağı kesildiğinde susar, ağaç kökü kuruduğunda. Toprağı ölüm susturur, gökyüzünü karanlık. İhtiyar yorgunluktan susar, çocuk korkudan. Dostları kırgınlık, düşmanı intikam susturur.
Kendini ayağa kaldırmadan önce düşmüş olmak, yeni bir yol bulmak için kaybolmak, toparlanmak için önce dağılmak, iyileşmiş olmak için yara almak, devam edebilmek için durmak... Tüm karanlıklarda görünmez bir ışığın eşliğinde var. Karanlıkta yolunu kaybeden kalplerin içten içe bir bildiği var.
Atalarının adlarını, kim olduklarını unutanlar, kötülük yapmaktan utanmazlarmış. Çünkü o zaman insanın nasıl biri olduğunu ne çocukları bilirmiş ne de çocuklarının çocukları.