Dilan

10/10
·124 syf.··
2021 11. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 19 Aralık 2021 18:35
Yaşar Kemal ezelden beri bildiğimiz bir efsaneyi her zamanki samimi kalemiyle masalsı bir dille sunuyor okurlarına. Ağrı Dağı Efsanesi'ni büyüklerimizden, anlattıkları masallardan, oradan, buradan duymuşuzdur. Kimi eksik kimi biraz daha farklı anlatırdı. Ancak Yaşar Kemal’in anlatım biçimi, yorumu çok başka dünyalara götürüyor. Zamanda yolculuk yaparcasına bir his oluşturuyor. Efsane Ahmed ile Gülbahar’ın aşkı çerçevesinde gelişiyor ancak aşktan çok yöre halkının gelenek ve görenekleri, giyimleri, Kürt beylerinin yiğitlikleri işleniyor. Ayrıca Abidin Dino’nun mistik ve bir o kadar da muhteşem çizimleriyle kafanızda oluşan karakterler ve mekanlar biraz daha somutlaşıyor. Kitabı okumayanlar için içeriğini çok fazla yazmak istemiyorum. Biraz olsun bugünün kargaşasından kaçmak isteyenler için bir nefeslik şahane bir eser. Ağrı Dağı’na, Kervan Şeyhi’ne, Demirci Hüso’ya, Sofi’ye ve Hoşap Kalesi Beyine selam olsun.
Ağrı Dağı Efsanesi
Ağrıdağı EfsanesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202536,2bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Semerkant
9/10
·249 syf.··
2019 34. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 05 Kasım 2019 13:53
Semerkant, tarihsel olaylar tabanında gelişen muhteşem bir kurgu. Edebi açıdan kusursuz. Biraz tarih merakınız varsa kitabı okumaktan asla pişman olmazsınız. Benim gibi İran filmlerini sevenler az çok bilir; İran filmleri sonuç odaklı değil, durum odaklıdır. Trajik olayları gereksiz yere uzatıp gereksiz bir merak yaratmaz. Olaylar aslında bellidir ama bir taraftan da çözemediğiniz bir gizem barındırır. İşte Semerkant da bana böyle bir tat verdi. Kitabın, beni en çok içine çeken bölümleri, tarihi kişilikleri ve yetenekleri ile bilinen Hasan Sabbah, Ömer Hayyam ve Nizamülmülk'ün olduğu bölümler oldu. Çoğunluğu kurgu olsa da kitap tam anlamıyla büyüleyici bir atmosfere sahip. Son olarak Batı'yı çok masum, sevecen, yardımsever, buna karşılık Doğu'yu küçük gören cümleler az da olsa rahatsız etti beni. Çünkü hepimiz farkındayız ki ne Batı anlatıldığı kadar temiz(iyi), ne de Doğu söylendiği kadar kirli(bağnaz,yobaz,gerici)'dir.
Tarih
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 200174,9bin okunma
10/10
·207 syf.··
2019 21. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 01 Eylül 2019 14:24
Öncelikle kendisini kısaca bir tanıyalım. Gerçek adı Ahmed Önal'dir. Diyarbakır’da doğmuş ve şiir yazmaya küçük yaşlarda başlamıştır. Farklı gazete ve dergilerde şiirleri yayımlanan Ahmed Arif, hapishanedeyken ya da kendi tabiriyle Makamı Yusuf’tayken bir sürü işkenceye maruz kalmış, tıpkı hayranı olduğu Nazım Hikmet gibi o da haksız yere hapis yatmıştır. Bir Ahmed Arif hayranı olarak, bu eserin bendeki yerini hiçbir kitap hiçbir şair dolduramaz. Öyle bir yere yükseldi ki içimde, tahtı o kadar sarsılmaz bir şekilde oluştu ki bir daha  hiçbir güç onu yerinden edemez. Leylim Leylim, Leyla Erbil'e yıllarca yazdığı mektuplarından oluşmuş bir kitap. Kimine karşılık bulmuş, kimi de cevapsız kalmış. Yalnız en ufak bir bıkkınlık, bir vazgeçiş görmedim ben Ahmed Arif'te. Bir insan bir insanı bu kadar sevemez, veyahut bir insan bir insana hem de Ahmed Arif gibi seven bir insana nasıl bu kadar kayıtsız kalır aklım almıyor. Dağ olsa erir, taş olsa dile gelir de karşılık verirdi Ahmed Arif'e ancak Leyla dağ oldu erimedi, taş oldu da dile gelmedi. Hangi kadına böyle sevilmek nasip olmuştur dünya üzerinde? "Gözlerinden, burnunun, üst dudağına düşen fark edilmez incecik gölgesinden öperim canım. Öperim ömrüm. Yaşşa!". Sevdiğine hitapları, vedaları bile şiirsel; "Leylim Leylim" "Gözlerinden öperim, en çok da burnundan" Son olarak bu sözünü de iliştireyim buraya. "Ben ki 29 yaşındayım. Ama binlerce yıldır seni arıyor, hasretini çekiyorum." Keyifle okuyun...
Leylim LeylimAhmed Arif · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201318,7bin okunma
Siyah Deri Beyaz Maske
8/10
·264 syf.··
2019 2. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2019 00:33
İncelemeye başlamadan once kısaca Frantz Fanon kimdir bir bakalım. 1925 yılında bir Fransız sömürgesi olan  Martinikte dünyaya gelmiştir. Bir melez olan Fanon 8 kardeşten en Siyah'ıdır.(Beyaz olmaya en uzak olanı)tam bir "Beyaz" olarak büyütülen Fanon Fransa' ya ilk geldiğinde ırkçı tavırlarla karşılaştığında aslında bariz ortada olmasına rağmen reddettiği Siyahlığını yüzünde sert bir tokatla hissetmiştir. İlk kitabı olan Siyah Deri Beyaz Maske Fransa'da insanları kışkırttığı iddiasıyla yasaklanmış ve kitap toplatılmıştır. Fanon Aralık 1961'de hayata gözlerini yumduğunda, 36 yılda yapılabilecek en iyi şekilde düşüncelerini yansıtan sayılı insandan biri olmuştur. Siyah Deri Beyaz Maske Bir dışlanmanın,iğdiş edilmenin, ırkçı saldırılara  maruz kalmanın iç yakan öyküsü var bu kitapta.  Siyah, Beyaz, soylu,köle diye ayrıştırılan insanların aslında birleştiği tek bir ortak payda vardır o da özgür insan olmak. Hayattaki tek gaye bu olmalıdır.         Ancak Siyahlar  derilerinin renkli olmasından dolayı bunun üstüne eklemeleri gereken baska özellikler de taşımak zorunda bırakılmışlardır. Çünkü derisinin rengi yüzünden hayata zaten bir sıfır geride başlamıştır. Bu yüzden "Siyahlar, ne pahasına olursa olsun düşünce zenginliklerini göstermek istiyorlar Beyazlara. Sık sık, akıl ve zekaca onlardan geri kalmadıklarını kanıtlama hevesine kaptırıyorlar kendilerini." Diyor Fanon. Siyah insan(Zenci) kendini kabul ettirme çabasıyla ordan oraya savrulup o kılıktan o kılığa girerken ne o hayalini kurduğu beyazliga kavusmustur ne de Zenci olarak kalabilmistir. (Burada aklıma nedense Michael Jackson örneği geldi. 100' ün üzerinde estetik geçirdikten sonra o hayalini kurduğu beyazlığa ulaştı  ancak ruhu istediği beyazliğa ulaştı mı orası şüpheli.)   Zencinin bu umutsuz halini Fanon
1000Kitap
Siyah Deri Beyaz MaskeFrantz Fanon · Versus Kitap Yayınları · 2015690 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2018 12. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 13 Ağustos 2018 19:49
Fahrenheit 451:Kitap kağıdının tutuşup yanma sıcaklığı anlamına geliyor. Bilimkurgu mu yoksa gelecekten haber veren bir uyarı mı bilemedim. Okudukça kitabı daha sıkı kavradım, her an elimden alınıp yakılabileceği düşüncesi yerleşti içime. Okudukça ürperdim ve aslında bizim de tam olarak kitaptaki gibi olmasa da oyle bir çağa yaklaştığımızı fark ettim. Çünkü bir parlak görüntü, onlarca satırın yerini tuttu bile. Dilerim kitaplara hak ettikleri değeri veririz.
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,5bin okunma