Eğer farklı ve düşündürücü bir hikâye arıyorsan bu eser kesinlikle okunmalı. Özellikle hayatın akışı, insanın kendini bulma süreci ve toplumla uyum sağlama çabası üzerine kafa yormayı sevenler için çok değerli bir metin.
Kısa olmasına rağmen etkisi uzun süren bir hikâye. Okuduktan sonra ister istemez şu soruyu düşündürüyor:
“Zaman gerçekten doğru yönde mi akıyor, yoksa biz mi ona anlam yüklüyoruz?”
Hikâye, yaşlı bir bebek olarak dünyaya gelen Benjamin Button’un zamanla gençleşmesini konu alır. Bu tersine işleyen yaşam döngüsü üzerinden Fitzgerald; toplumun yaş, zaman ve kimlik algısını sorgular. Benjamin’in hayatı, aslında hepimizin yaşadığı “uyumsuzluk” hissinin daha uç bir yansımasıdır.
Yazarın dili sade ama derin anlamlar taşır. Özellikle insanın hayatta “doğru zamanda doğru yerde olamama” duygusunu çok güçlü bir şekilde hissettirir. Zaman ilerledikçe Benjamin’in gençleşmesi, çevresindeki insanların yaşlanmasıyla birlikte yalnızlık ve yabancılaşma temaları daha da belirginleşir.