Birine bir şey anlatmak için değil her şeyi olduğu gibi anlatmak için kişinin kendi için yazdığı bir kitap..Kendi kendime karaladığım kimsenin beğenisine sunmadığım yazılarım kadar samimi ve dingin..
Fazla betimlemelerden bazen kafam karışmış olsada Tezer hanımın okuduğum ilk romanında bana geçen bolca samimiyet ve evet cesaretine olan hayranlık belkide..
Teşekkürler
Kadın olmak, insan olmaktan zor mudur ? Kadın insan değil midir ? Kadınsız insanlık olur mu ?
Kadının var olduğu kadınların insanca yaşayabildiği yarınlara..
Zamanlar, mekanlar koşullar ve bunların hepsiyle birlikte değişmek devinmek sonunda ise devrilmek. Yazarın kitapta bulunana her koşulu içtenlikle anlatışı sanki hikayenin başındaki olaylar yaşanmamış gibi yani hayattaki kendi anılarımız gibiydi.. Bu kadar çok kayıp üstüne yaşayabilmek..
İsmi gibi yaşamak belkide sadece öylece yaşamaya devam etmek her şeye rağmen..
Teşekkürler
İçimizdeki ve dünyadaki tüm delilere selam :)
deli olamamanın nelere sebep olduğunu görmek... Öyle ya da böyle insan hayata deneyimlemek için gelirken hayat düzeni aile içi kendini kanıtlama çabaları ve çevresel faktörlerden dünya fırtınasına tutunup kendinden uzaklaşırmış. Fırtınaya sebep olan birden fazla insanken o fırtınanın için yalnız bir kişi vardır. Bu fırtınanın içinde bu kez veronika vardı ve onun bakışı olgunluğu herkesin hikayesine dokundu elbette bir çoğumuzunda.
Gözler bakmayı bilmeli görebilmek için..
Tahmin ettiğimden çok daha keyifli ve sürükleyici bir kitaptı.
Teşekkürler
Uzun zaman önce yarım bıraktığım ve yıllar sonra karşılaşınca heyecanla elime aldığım güzelim kitap.. Felsefenin en sevdiğim yanı insanın kazıya kazıya içinden başka bir insan çıkarabilmesi var olanı çoğaltıp asıl noktaya ulaşana kadar devam etmek. En yanlış ve en çok yaptığım şeydir her şeyde önce kendimi sorgulamak bunun yıllar sonra bu derin bir şekilde yaşayan hisseden ve bunun bir erdem olduğunu benimseyen nietzsche ve onun fırtınasından önce savrulup sonra yerini bulan josef .. Kitabı okurken de kendimi bir sonbahar günü nemli toprak üstünde serin yavaş rüzgarlar esen bir dağ yamacında onlarla yürürken buldum tamda josef'in kırılma noktası olan mezarlık gibi. İnsan ne garip hiç görmediği bir hayattan kendine ait parçalar çıkartabiliyor oysa ne gerçek sonuçta hepimiz insanız ve yaşadıklarımızın hepsi insanca pek insanca ..
Teşekkürler