İsyan eden kimse yön ve canlılık duygularını hâlihazırdaki standart ve ilkelere saldırarak edinir, kendi standartlarını geliştirmek durumunda değildir. İsyan başlı başına zorlu bir süreçtir; çaba vererek kendi özerkliğine, yeni inançlara ve üzerine yeni bir yapı inşa edilecek temele ulaşmaya bir alternatif görevi görür. Özgürlüğün olumsuz biçimleri özgürlüğü hak elde etmekle karıştırıyor ve özgürlüğün asla sorumluluğun tersi anlamına gelmediği gerçeğini görmezden geliyordu.
İçi boş insanların yaşadığı çağımızda kendi kendini suçlamaya verilen önem hasta bir atı kamçılamaktan farksızdır: geçici bir hareketlenme sağlasa da önünde sonunda kişinin saygınlığının nihai çöküşünü hızlandırır. Özsaygının yerini kendi kendini suçlamanın alması bireye kendi yalnızlık, değersizlik sorunlarıyla açık, dürüst bir şekilde yüzleşmekten kaçınmak için bir yöntem sunar ve içinde bulunduğu durumla gerçekçi bir şekilde yüzleşip elinden geleni yaparak yapıcı bir uğraş vermek isteyen kişinin dürüst tevazuu yerine yalancı bir mütevazılık hali yaratır. Ayrıca kendi kendini suçlama tercihi kişinin kendinden nefret etmesini makulleştirerek zaten var olan bu eğilimi güçlendirir. Ve kişinin başkalarına karşı takınacağı tavırlar genellikle kendine karşı takındığı tavırlarla paralellik gösterdiğinden, başkalarından nefret etmeye karşı içinde barındırdığı gizil eğilim de makulleşerek güçlenmiş olur. Kendini değersiz hissetmekle kendinden ve başkalarından nefret etmeye uzanan yol fazla uzun değildir.