İşlerini zekice yapacaklarsa genel bir fikirleri olmak zorundaydı, ancak toplumun iyi ve mutlu üyeleri olacaklarsa ne kadar az bilirlerse o kadar iyi olurdu. Çünkü herkesin bildiği gibi, tikeller, erdem ve mutluluğu getirir; genellikler ise entelektüel açıdan kaçınılmaz belalardır.
Çok rahat okunmasıyla beraber sürükleyici bir kitapdı. Yazarın mükemmel anlatımıyla adeta kitabın büyüsüne kapılıyorsunuz. Okurken kendimi kurt olarak hissettim. Kurt dile gelse kendini bu kadar iyi ifade edemezdi. Jack London sen bi harikasın. Kesinlikle okumalısınız!
Kitap insanın doğaya hükmetmesini, insan veya hayvan tüm canlıların içerisinde bulunduğu fiziki çevreyle ilişkisini ve bu etkileşimin kişiliklerinin nasıl değiştiğini gözler önüne seriyor. Sosyal yapının ne olduğunu, nasıl değiştiğini ve bu değişim sürecinde gücün hayati öneminden bahsediliyor.
(Spoiler içerir)
Beyaz Diş;annesi köpek, babası kurt olan melez bir kurt. Annesi onu belli bir süre vahşi doğaya karşı koruyor. Fakat Beyaz Diş vahşi doğanın duvarlaranı aşınca karşılaştıklarıyla beraber öğrendiği şey " Ya yersin, ya yem olursun" yasasıydı. Hayatının amacı onun için et yiyebilmekti.
Beyaz Diş vahşi doğanın kanunlarını öğrenir ve bir gün yasa koyan ve o yasaları uygulayan yaratıklarla (insanlarla) karşılaşır. Bu yaratıklar güçlerini sopalar ve taşlarla uyguluyor kendisine itaat edilmesini sağlıyordu. Bu güç tanrısal bir güçdü ve yaratık olarak gördüğü insanları tanrılaşmasını sağladı. İşte burada insanın doğaya hükmetmesi açıkça görülüyor. Yediği dayaklarla itaat etmeye zorlanan Beyaz Diş artık kaderini tanrılarının ellerine bırakıyor. Bulunduğu kampta kendi türünden olan köpekler tarafından dışlanıyor ve bu dışlanma onu kurnazlaştırıyordu. Öğrendiği ise "Güçlüye itaat et, zayıfı ez" yasası oldu. Olaylar nasıl gelişirse Beyaz Diş de ona göre şekillenmiş oluyordu.
Dişi kurt kitabın dördüncü bölümünde beyaz tanrılarla (insan) karşılaşıyor. Bu tanrılar kendi bildiği tanrılardan farklıydı. Onların evleri vardı. Kendi tanrılarından güçlüydü. Bu bölümde doğaya kim hükmederse onun daha üstün tutulduğu