Dilek

Dilek
9/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2020 6. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2020 20:41
Fransız eğitimci Jules Payot'nun 1890'larda yayımlanmış kitabı. Cemil Meriç ve Ali Fuat Başgil'in tavsiyesiyle okumaya başlayanlardanım ben de. Kitabın ilk yarısı özellikle lise ve üniversite çağındaki gençlere hitaben yazılmış. Herkesin etrafında örnek alabileceği, geleceğini yönlendirmesine yardım edecek iyi örnekleri olmayabiliyor, böyle durumlarda bunun gibi kitaplar yol gösterici oluyor. İlk yarısında okul hayatıyla işi bitmiş yetişkinler için pek uygun olmadığını düşünmeye başlamıştım ama ikinci yarısında okuduğum en faydalı gelişim kitaplarından biri olduğunu fark ettim. Kişisel gelişim deyince günümüzde akla gelen 'mutlu hisset, mutlu ol; sen önemlisin, biriciksin, hayal et gerçek olsun' furyasıyla uzaktan yakından alakası yok bu kitabın. Vaktini boşa geçirme, tembellik etme, gününü verimli kullan, çalış, çaba harca diyor. Ve tembellikten kurtulup, disiplinli bir şekilde çalışmayı nasıl alışkanlık haline getirebileceğimizi çok mantıklı bir düzenle anlatıyor; düşünce, eylem ve duyguların nasıl kullanılacağını ve birbirleriyle nasıl etkileşim içinde olduklarından bahsediyor. Üzerinize çökmüş rehavetten sıyrılmak, erteleyip durduğunuz işlere koyulmak, gününüzü daha verimli geçirmek istiyor ama bir türlü nereden başlayıp nasıl yapacağınızı bilemiyorsanız mutlaka okuyun, gönülden tavsiye ederim. Bu arada benim okuduğum Ediz Yayınevi'nden çıkma Hakan Alp çevirisiydi, orijinaliyle karşılaştırmadım ama Türkçesi çok güzel okunan bir kitaptı, ellerine sağlık emeği geçenlerin.
İrade TerbiyesiJules Payot · Ediz Yayınevi · 201838,5bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.

Dilek

, bir kitap okudu
9/10
·200 syf.··
Beğendi
·
6 günde okudu
·
2020 6. kitabı
Jules Payot
7.8/10 · 38,5bin okunma
8/10
·155 syf.··
Beğendi
·
2020 5. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2020 12:09
Salinger'ın iki öyküsünün olduğu kitap: ‟Franny” ve “Zooey”. Franny ve Zooey, Glass ailesinin yedi çocuğundan en küçük ikisi. Sırayla tüm kardeşler küçük yaşta 'Akıllı Bir Çocuk' adlı yarışma programına katılıyorlar ve hepsi sorulan soruları bilerek kamuoyunda ailenin garip bir ün kazanmasına neden oluyorlar. En büyük iki ağabey gerçek bilgelik yolunda ilerlemeye, yaşamın ve varoluşun amacını sorgulamaya gayret etmiş, bu yönde kendilerini geliştirecek okumalar yapmışlar. Evin en küçük iki kardeşi (kız kardeş Franny ve ağabeyi Zooey) bu en büyük iki ağabeyin eğitimiyle yoğuruluyorlar küçük yaşta. İlk öyküde (‟Franny”), Franny, hafta sonu için trenle, üniversitede edebiyat okuyan erkek arkadaşıyla buluşmaya gider. Yazdığı edebi bir makalenin beğenilmesinin gururunu yaşayan ve bunu paylaşma heyecanıyla sohbet konusu yapan erkek arkadaşı ile Franny'nin buluşması hiç de umdukları gibi gitmez çünkü Franny son zamanlarda okuduğu bir kitabın etkisiyle içinde bulunduğu çevreyi, akademiyi ve yaşamı sorgulamaya başlamıştır ve başkaları için önemli olan çoğu şey ona anlamsız gelmeye başlamıştır. İkinci öyküde (novella daha doğru galiba) ise Franny eve dönmüştür, durumu hiç iyi değildir, sürekli ağlayıp uyur, yemeden içmeden kesilmiştir ama öykünün başında aktör olan ağabeyi Zooey ve anneleri ile tanışırız. Zooey, hayatta olan en büyük ağabeyi Buddy'nin yazdığı ve yıllarca yanında taşıdığı uzun mektubu okur önce, sık sık yaptığı gibi. Ve sonra annesiyle uzunca bir sohbete girerler banyoda. Annesi hem Buddy hem de kardeşi Franny için endişelidir. Franny ile konuşmasını ister Zooey'den. Franny ile Zooey arasında salonda başlayıp, telefonda devam eden konuşma (ki Zooey telefonda ağabeyleri Buddy'miş gibi konuşur Franny durumu anlayıncaya kadar) hikâyenin düğüm noktası gibidir.
Franny ve ZooeyJ. D. Salinger · Yapı Kredi Yayınları · 20202,525 okunma

Dilek

, bir kitap okudu
8/10
·155 syf.··
Beğendi
·
17 günde okudu
·
2020 5. kitabı
J. D. Salinger
7.2/10 · 2.525 okunma
8/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2020 4. kitabı
·
34 günde okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2020 16:20
Okuduğum en faydalı kitaplardan biri oldu. Pek çok şeyi öğrenmeye vakit ve fırsat vermemize rağmen fena halde ihmal ettiğimiz çok önemli bir konuyu işliyor: Zihni düzene koyabilme becerisi. Zihnimiz yönlendirilmediğinde başıboş bir şekilde (ve daha çok da endişe verici düşünceler arasında) gezinip duruyor. İç uyumumuzu tekrar sağlamanın yolu zihne üzerinde düşünmesi ve aslında yaratıcı ve dönüştürücü bir enerji olan 'dikkat'imizi yönlendirebileceği bir hedef vermek. 'Akış' olarak adlandırılan deneyimi hepimiz bir şekilde yaşamışızdır: Bir konuya, işe, aktiviteye kendimizi o kadar kaptırırız ki onun dışında hiçbir şeyin farkında olmayız, zamanın nasıl geçtiğini anlamayız ve bundan büyük bir haz alırız. Kitap, dıș șartlar ne olursa olsun bu 'akış' deneyimini nasıl daha fazla yaşayabileceğimizi anlatıyor. Özetle akış deneyimi yaşayabilmek için seçtiğimiz ya da yaptığımız aktivitede net bir hedefimizin olması, hedefe doğru ilerleyip ilerlemediğimiz konusunda geri bildirim alabilmemiz ve işin gerektirdiği beceri-zorluk seviyesinin bizim için ne çok düşük ne de bizi aşacak seviyede olması gerekir. Kitapta sanattan bilime, okumaktan yemeğe, en sıradan işlerde çalışmaktan boş vakitleri değerlendirmeye pek çok örnek var. Kitapta zihnimizi düzene sokmak ve akış deneyimini yaşamak için 'ne' yapmanız gerektiği değil, her ne yapıyorsak onu 'nasıl' yapmamız gerektiği anlatılıyor. Kendi yaşamının kontrolünü daha fazla eline alma konusunda bilgi sahibi olmak isteyen herkese tavsiye ederim.
Akış: Mutluluk BilimiMihaly Csikszentmihalyi · Buzdağı Yayınevi · 20171,306 okunma