Aristoteles mutluluğu, 'ruhun erdeme uygun etkinliği' olarak tanımlar. Onun bu tanımı, mutluluğu statik bir şey değil, bir etkinlik olarak aldığını göstermesi bakımdan önemlidir.
Birinci olarak onun, ahlaki doğruların nesnel-bilimsel doğrular olduğu görüşüne karşı çıkılabilir ve ahlaki sorunların son çözümde bilimsel sorunlar olmadıkları söylenebilir.
Sonra ona sözünü ettiğimiz toplumsal-siyasal ahlakçılığının bireysel-kişisel ahlakı gölgede bıraktığı veya ortadan kaldırdığı itirazı yapılabilir. İyi bir toplumsal-siyasal düzenin iyi bir bireysel-kişisel ahlak için yararlı, halta gerekli olduğu görüşü makul bir görüştür.
Ona göre erdemli bir eylem, haz vericidir; ancak her haz verici eylem iyi değildir. Haz erdemliliğin bir yan ürünü, bir ödülüdür; ama özü, esası değildir.