"Mevt [ölüm), vazife-i hayattan bir terhistir, bir paydostur, bir tebdil-i mekândır, bir tahvil-i vücuttur, hayat-ı bakiyeye bir davettir, bir mebdedir, bir hayat-ı bakiyenin mukaddemesidir. Nasıl ki hayatın dünyaya gelmesi bir halk (yaratma] ve takdir iledir; öyle de, dünyadan gitmesi de bir halk ve takdir ile, bir hikmet ve tedbir iledir."
Bazıları namazı babalarından miras almış, uzun zaman kaldıkları için adet haline getirmişlerdir.
Ne namazın sırlarını bilirler ne de tesirlerini hissederler. Onlar gerekli sözleri söyleyip gerekli hareketleri yaparak namazı sona erdirince farz olan görevlerini yaptıklarını, namazlarını eda ettiklerini, cezadan kurtulup sevabın ayrıldıklarını zannederler.