Resul, Uhuvvet Risalesi'ni inceledi.
30 dk. · Kitabı okudu · 1 günde · 10/10 puan

.. Her insan aynı değil, olamaz da. İnsanlar birbirinden farklı olduğu gibi, görüşleri, fikirleri, düşünceleri de farklı farklıdır. Kimseye zorla bir fikri kabul ettiremezsin. Fikirlerin senin için var. Başka insanları, senin fikirlerine katılmıyor diye dışlayamazsın. Senin fikirlerin veya yaptığın mesleğin daha güzel olabilir ama, en güzel benim fikrimdir, benim mesleğimdir.. benim.. ben.. ben.. diyemezsin.

   Haklı olabilirsin ama, haklı olmak, her zaman kurtarmıyor insanı. Senin haklı olman, karşındaki insanın haksız olduğu anlamına gelmiyor. Onunla alay etmene, onu dışlamaya olanak sağlamıyor. Herkes kendince haklıdır zâten.

   Ne var ki, herkesin kendine âit fikirleri, kendine has düşünme tarzı, kişiliğine has görüşleri, aklına uygun bakış açıları var. İster katılırsın, ister katılmazsın, istersen de redd edersin.. ama küçümseyerek, dışlayarak, alay ederek yaklaşamazsın kimseye. Birinde kusur arayacaksan, önce kendine bakmalısın.. kusursuz musun? Değilsin.. kimse kusursuz değildir. Birilerine bir şeyler söyleyeceksen, söylemeden önce, kendini onun yerine koy, bin kere düşün, ona göre davran, ona göre söyle....

   Yukarıda yazılanların muhâtâbı kendi nefsimdir. Kimse üzerine alınmasın, "Acabâ bana mı diyor" diye :)

   İsminden de görüldüğü üzere mu'minler arasındaki uhuvvetten, kardeşlikten bahseden bu muhteşem kitap; Bediuzzaman hazretlerinin "Mektubat" eserinden alıntı olup, Yirmiikinci Mektubun Birinci ve İkinci Mebhas'larının broşür hâlinde neşrolunmuş versiyonudur.

   "Hak yalnız bizim tuttuğumuz yoldur, diğer yolların hepsi yanlıştır" gibi kalbe gelen şeytâni düşüncelerden sakınmak için bu kitabı okumanızı, okutmanızı cân-ı gönülden tavsiye ederim..

   Üstad, Uhuvvet Risalesiyle ufkumuza yeni yeni pencereler açıyor; mu'minler arasındaki birliğin, uhuvvetin, kardeşliğin, saygının, sevginin, ihlâsın ne olduğunu, nasıl yaşandığını öyle güzel bir üslûb kullanarak dile getiriyor ki; okudukça, ne kadar noksan kaldığımı görmemek için, "Hayır ben öyle değilim, bana demiyor, başkaları için söylüyor" gibi düşüncelere kapılsamda, nihâyetinde noksanlığımın parlak bir şekilde gün yüzüne çıkarılıp,  gözüme gözüme sokulmasından kendimi kurtaramamış ve iknâ olmaya mecbur kalmıştım desem yeridir..

  Ek olarak kitapta, "Hırs" ve "Gıybet" hakkında da çok geniş açıklamalar yer almıştır..

  Üstad, Hırsın sebeb-i mahrûmiyet olduğunu, yâni insanın bir şeyi hırs ile talep etmesinin, o şeyden mahrum kalmasına sebep olduğunu; küçük, lâkin küçük olmasıyla berâber, içinde çok büyük hakikatleri barındıran, herkesin kolaylıkla anlayabileceği misâllerle öylesine güzel izâhlar vererek isbât ediyor ki, okurken zerre kadar da olsa insanı incitmiyor, kırmıyor, dökmüyor, âsi olan nefis bile bu hakikatler karşısında teslîm-i silâh etmeğe mecbur kalıyor.

  Gıybete âit küçük bir yer var kitapta. O küçük yerde, gıybet hakkında merâk edilen her şeyden bahsediliyor. Meselâ, bu alıntıdaki gibi:

  "Gıybet odur ki: Gıybet edilen adam hazır olsa idi ve işitse idi, kerâhet edip darılacaktı.
Eğer doğru dese, zâten gıybettir.
Eğer yalan dese; hem gıybet, hem iftirâdır.
İki katlı çirkin bir günahtır."

   Her ehl-i îmanın okuması, okutması gereken kitaplardandır "Uhuvvet Risalesi" .......

   Son olarak Bediuzzaman Said Nursî hazretlerinin, kendisine kardeş olarak görüp de, ehl-i îman'a hitâben söylediği, kitabın son kısmında yer alan küçük fakat kalbinin ne kadar geniş olduğunu gösteren sözlerini, sizlerle paylaşarak, incelemeyi hitâma erdirmek istiyorum..

  "Kardeşlerimden rica ederim ki:

   "Sıkıntı veya ruh darlığından veya titizlikten veya nefis ve şeytanın desiselerine kapılmaktan veya şuursuzluktan, arkadaşlardan sudûr eden fenâ ve çirkin sözleriyle birbirine küsmesinler ve "Haysiyetime dokundu" demesinler.
Ben o fenâ sözleri kendime alıyorum.
Damarınıza dokunmasın.
Bin haysiyetim olsa, kardeşlerimin mâbeynindeki muhabbete ve samimiyete fedâ ederim."

  Said Nursî

Kur’an kalplere kuvvet ve gıdadır, ruhlara şifadır. Gıdanın tekrarı, kuvveti artırır.

‘ Bediüzzaman Said Nursî (k.s) ‘

Yeis, Ümitsizlik..
Asla ümitsizliğe kapılmamalıdır. Çünkü, yeis, ferd, aile ve milletlerin en dehşetli bir hastalığıdır. Bir yönüyle, acizlik ve korkudan kaynaklanır.

Ümitsizlik, hayatı anlamsız yapar ve çekilmez hâle getirir. Maddî imkânları yerinde olsa da yeise düşen insanlar, ya alkol ve uyuşturucuya, ya başka bir sapıklığa veya intihara teşebbüs edebilirler. Çünkü onlara göre hayatın mânâsı kalmamıştır artık.

İslâm ise, ruh ve kalblere huzur getirir. Yeis bu huzuru baltalar, tahrip eder, öldürür. Yeis terakkî ve ilerlemenin de en büyük ayakbağıdır.
İnsan heyecanlı ve hareketli bir fıtrata sahiptir. Bunu ise ancak ümitle kazanır. Yeis ise ümidi öldürür, heyecan ve hareket bırakmaz insanda.
Tembellik de yeis bataklığında yaşar.
Toplum hayatını alt üst eden yeis, ferdi, toplumu düşünmekten koparıp, şahsî menfaatlerine yöneltir.

Yeis bir mânâda, rahmet-i İlâhîyi de suçlamak demektir. Allah’ın sonsuz gücüne, yardımına, esirgeyicilik ve bağışlayıcılığına güvensizliktir.

Ümitsizlik hakkında daha pek çok şey söylenebilir. Ancak mühim olan bu hastalığı tedâvî edebilmektir. Cenâb-ı Allah, Kur’ân-ı Kerîm’inde, Müslümanlara ısrarla yeis ve ümitsizlikten uzaklaşmaları îkazında bulunur:

“Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyiniz.” (Zümer Sûresi, 35.)

Bunun yanında doğrudan, yahut dolaylı olarak yüzlerce, binlerce âyet-i kerîme ümidi aşılarken, yüzlercesi de ümitsizliğe düşmemenin yollarını gösterir.

Elbette sonsuz gücü, sonsuz hikmet ve kudreti, sonsuz merhameti bulunan bir Rabb-i Rahîm’e inanan bir Müslüman, asla ümitsizliğe düşmez. Üzüntüsü yeise dönüşmez, inançsızlarınkine hiç benzemez.

Yeisin önemli bir ilâcı, kadere imân olduğu için mü’min üzüntüde de ölçülü olur. O bilir ki her şey kader ile takdir edilmiştir. Kaldıramayacağı hiçbir yük yüklenmemiştir.
Unutmayın:

- Yeis, aczden gelir. Yeis, mâni-i herkemâldir. Hamiyet ise, şiddet-i mevânia karşı şiddetle metânet etmektir. (Münâzarât, s. 30.)

- Yeis; ümmetlerin, milletlerin “seretan” (kanser) denilen en dehşetli bir hastalığıdır. Ve kemâlâta mani ve “Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyiniz!” hakîkatine muhaliftir.

- Yeis, en dehşetli bir hastalıktır ki, âlem-i İslâmın kalbine girmiş.
- Yeis mâni-i her kemaldir. “Neme lâzım, başkası düşünsün” istibdadın yadigârıdır.
- İnsanları canlandıran emeldir, öldüren yeistir.
(Mektûbât, Bediüzzaman Said Nursî, Yeni Asya Neşr., s. 447.)


(Alıntı)

Şeyma, bir alıntı ekledi.
4 saat önce · Kitabı okuyor

“Ey gaflete dalıp ve bu hayatı tatlı görüp ve ahireti unutup dünyaya talip bedbaht nefsim!”

İman ve Küfür Muvazeneleri, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 65 - Zehra yayıncılık)İman ve Küfür Muvazeneleri, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 65 - Zehra yayıncılık)
Şeyma, bir alıntı ekledi.
4 saat önce · Kitabı okuyor

“Madem ölüm ölmüyor ecel gizlidir,her vakit gelebilir.

İman ve Küfür Muvazeneleri, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 57 - Zehra yayıncılık)İman ve Küfür Muvazeneleri, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 57 - Zehra yayıncılık)
Abdullah Okur, bir alıntı ekledi.
10 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

Şükür Risalesi
...mazide şükrünü eda etmediğin nîmetlerin şükrünü kaza etmek lâzımdır.

Ramazan, İktisat, Şükür Risaleleri, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 117 - rnk)Ramazan, İktisat, Şükür Risaleleri, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 117 - rnk)
Abdullah Okur, bir alıntı ekledi.
10 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

Şükür Risalesi
Nimetin lezzeti içinde, o lezzetten yüz derece daha ziyade lezzetli bir iltifat-ı rahmeti hamd ile düşünüp, lezzeti birden yüz derece yapabilirsin.

Ramazan, İktisat, Şükür Risaleleri, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 115 - rnk)Ramazan, İktisat, Şükür Risaleleri, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 115 - rnk)
Abdullah Okur, bir alıntı ekledi.
10 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

Şükür Risalesi
...nîmetin devamı, nîmetin zatından daha kıymetlidir. Lezzetin bekâsı, lezzetten daha lezizdir. Cennet'te devam, Cennet'in fevkindedir ve hâkeza...
Ve keza, bütün nîmet hazinelerini açmak salâhiyetinde olan nîmet-i îmana vesile olan Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm dahi öyle bir nîmettir...

Ramazan, İktisat, Şükür Risaleleri, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 111 - rnk)Ramazan, İktisat, Şükür Risaleleri, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 111 - rnk)
Şeyma, bir alıntı ekledi.
15 saat önce · Kitabı okuyor

“Çünkü,zarara kendi rızasıyla gidene merhamet edilmez...”

İman ve Küfür Muvazeneleri, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 54 - Zehra yayıncılık)İman ve Küfür Muvazeneleri, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 54 - Zehra yayıncılık)