Rıchard Bach martı ile aslında toplumun sosyolojik incelemesini ve toplumun birey üzerindeki baskılarını bizlere alt birer nota olarak verdiğini görmek mümkün, peki toplum isteklerimiz konusunda bizleri ne derece etkiliyor. Martı Jonathan üzerinden öğrenme isteği ve azmi toplumdan dışlanışı ve kalıpların dışına çıkarak düşünce gücünün (inancın) gücünü anlatıyor. İnanç kişide büyüdükçe ve inandıkça gelen başarı ile aslında kalıpların yıkılışı olarak nitelendirilebilir bir durumun ortaya çıkışı bu kez toplum açısından ya bir mucize yada bir lanet olarak görülüyor aslında toplum sizleri asla bir kalıba sokmadan kabullenemiyor. Kalıpların yok olduğu yerin cennet olarak nitelendirilmis olması ve öğretme duygusunun cenneti terk edecek kadar ağır basan bir istek bir duygu oluşu toplumun ıslahının ne denli istendiği öğrenme isteğinin bastırılmasına karşı mücadele isteği değilde nedir? İşin özü kısacık bir hikâyede muhteşem analizler yer alıyor ve 78 sayfada hayatın genel bir taslağını görüyoruz iyi okumalar...
Her martıda gerçek martıyı görmeye çalışmalı, her birinin içindeki iyiliği bulup çıkarmalı ve bunu onlara da göstermelisin. Gerçek sevgi budur işte. Onu bir kez tattın mı, vazgeçemezsin.