Didem

Didem
Bazen sadece olmuyordur. Çok da şey etmemek lazım. Hayat kurcalamaya gelmez...
Eğer beni eski anlayış ve usulümle mahkum ettireceklerse ben zaten onun mahkumuyum... Ayrıca hükme değmez... Yok eğer beni bugünkü halim içinde gördüklerini iddia ediyorlarsa ona da taşıdıkları göz yetmez ...
Kültür-Sanat
Korkumun fazlalığından bu haldeyim. Biraz eksik olsaydı korkum belki tepinirdim. Bana samimi olmaktan bahsetmiştiniz. Hatırlıyor musunuz? Eğer nefsimin yeni bir hilesine karşı değilsem galiba şu anda samimiliğe yakınım...
Kültür-Sanat
Zaten yorgunluk benim genel halim. Bana "nasılsın" diye soranlara en sık verdiğim yanıtın "yorgunum" demek olduğunu keşfettiğim günden beri daha bilinçli olarak yorgunum. Şu memlekette yaşayıp da yorgun olmamak mümkün mü? Beden yorgunluğu dediğin ne olacak, iki üç dinlenmeyle geçer, ama ben aslında vatan yorgunuyum! Ruh yorgunuyum, gönül yorgunuyum, hayat yorgunuyum; öğrenmek, bilmek, anlamak, anlamamış gibi yapmak, düşünmek, hissetmek, tanımak, tanık olmak, katlanmak, anlayış göstermek, görmezden gelmek, üzerinde durmamak, idare etmek, üzülmemiş görünmek, alışmak, alışamamak, sabretmek, katlanmak, beklemek yorgunuyum. Tam da artık bu memlekette hiçbir şey şaşırtamaz beni sanırken her seferinde yeniden şaşırmak yorgunuyum.
-"Bak canım" dedim. "Şu dünyada üç kadın kalsa bile, ablanı sevmeden önce uzun bir kararsızlık yaşardım. Ona böyle söyleyebilirsin, aramızda kalmasına gerek yok. Ayrıca akıllı kızlar Avarel'den hoşlanmaz, Red Kit'i severler." +"Sen Red Kit misin?" -" Samet'in yanında herkes biraz Red Kit'dir. Bilhassa bunu söyle, iyice kır kalbini. Bir kalbi varsa tabii"
Ne yani böylesi korkunç bir dünyanın bir de cehennemi mi var? Umberto Eco