Dün başımdan garip bir hadise geçti ve bana on sene evvelki başka birtakım hadiseleri yeniden yaşattı. Unutup gittiğimi zannettiğim bu hatıraların, bundan sonra beni hiç bırakmayacaklarını biliyorum... Hangi hain tesadüf dün onları yolumun üstüne çıkardı ve beni, senelerden beri dalmış olduğum derin uykudan, artık yavaş yavaş alıştığım hissiz uyuşukluktan ayırdı. Deli olacağım, yahut öleceğim dersem yalan söylemiş olurum. İnsan tahammül edemeyeceğini zannettiği şeylere pek çabuk alışıyor ve katlanıyor. Ben de yaşayacağım... Ama nasıl yaşayacağım!.. Bundan sonraki hayatım nasıl dayanılmaz bir işkence olacak!.. Ama ben dayanacağım... Şimdiye kadar olduğu gibi... Yalnız bir şeye dayanmak artık benim için mümkün değil: her şeyi kafamda yalnız başıma saklayamayacağım. Söylemek, bir şeyler, birçok şeyler anlatmak istiyorum... Kime?.. Şu koskocaman dünyada yapayalnız dolaşan bir insan daha var mı acaba?
Kime, ne anlatabilirim?
Sabahattin Ali
Uzaya gidebilecek teknolojilere ulaşsak da “DNA”dan yola çıkıp tüm organları ve canlının bütününü oluşturabilecek ilerlemeleri sağlasak da, çevre anlamında dünyanın bozulduğunu, korunamadığını görmek biraz acı oluyor. Nedense, bilim kurgu yazarların çoğunluğu, gökdelenlerin üst katlarında havanın temiz gibi olduğu, alt katlarda inildikçe sisin koyuluğunun arttığı, göz gözü göremeyecek kirli bir tabakanın oluştuğu fikrinde yani dünyanın kesinlikle koruyamayacağımız konusunda hemfikirler. (Hemen aklıma Bladerunner ve Metropolis geldi)
Mimarlar; alınan eğitim ve iş hayatında yaşanan tecrübelerin verdiği rahatlık ile, genellikle nokta detayına girip oradan yapıya, yapının içinde olduğu çevreye ve hatta şehircilik ölçeğine rahatça geçebilme becerisine sahiptir. Bir filmi seyrettiklerinde; uygunsuz, iyi düşünülmemiş detayların yakalanma olasılığı sıradan veya farklı branşlarda eğitimli kişilere göre doğal olarak daha yüksektir.
Beşinci Element-The Fifth Element
“Sen niye buradasın?” diye sordum Nevin’e.
O da halkını sevdiği için buradaymış. Ben büyüyünce halkımı hiç sevmeyeceğim. Halkını sevenler hep kafese giriyor.