İçimizdeki Müzik bence insanın içine yavaş yavaş işleyen kitaplardan biri. Öyle büyük olaylarla değil de küçük cümlelerle etkiliyor insanı. Kitabı okurken sürekli “evet ya, hayat tam olarak böyle bir şey” hissi oluştu bende.
En sevdiğim tarafı da buydu sanırım; sana bir şey öğretmeye çalışıyormuş gibi davranmıyor ama yine de sayfalar arasında ince ince hayat dersi veriyor. Özellikle müzik temasını kullanış biçimi çok güzeldi. Sanki herkesin içinde kendine ait bir ritim, bir kırıklık, bir melodi varmış gibi…
Bazı kitaplar ağlatmaya çalışır, bazıları şaşırtmaya. Bu kitap ise daha çok durup düşündürüyor. Bitince de öyle hemen çıkmıyor akıldan. İçinde sakin bir hüzün ve tatlı bir farkındalık bırakıyor.
Kısacası ben çok sevdim ve gerçekten okunmasını şiddetle tavsiye ederim. Sessiz ama etkisi büyük kitaplardan biri.
Yüzyıllık Yalnızlık benim için hayranlıkla değil, sabırla bitirdiğim bir kitaptı. Edebi gücünü inkâr etmek zor; Márquez gerçekten yaşayan, nefes alan, çürüyen bir dünya kuruyor. Ama mesele şu ki ben o dünyanın içinde bulunmaktan hiç keyif almadım.
Kitap boyunca aynı isimlerin, aynı hataların, aynı arzuların kuşaktan kuşağa dolaşması bir noktadan sonra derinlik hissinden çok zihinsel yorgunluk yarattı bende. Sürekli soy ağacına dönüp “şu kimdi?” diye bakmak, anlatının büyüsüne kapılmaktan çok onun dışında kalmama neden oldu. Büyülü gerçekçilik denilen şey ise bende büyülenme hissi değil; yer yer kaotik, yer yer mide bulandırıcı bir bulanıklık bıraktı.
Özellikle ensest ilişkilerin ve ahlaki çürümenin bu kadar yoğun işlenmesi, romanın atmosferini benim için estetik olmaktan çıkarıp boğucu bir hâle getirdi. Evet, bunlar bilinçli tercihler olabilir; bir soyun kendi içine kapanarak çöküşünü anlatıyor olabilir. Ama edebiyatta niyet kadar okurda bıraktığı his de önemlidir. Ben bu kitabı okurken insan ruhuna dair bir derinlikten çok, uzun süren bir karanlığın içinde dolaşıyormuşum gibi hissettim.
Belki de problem kitapta değil, benim edebiyattan beklediğim şeydeydi. Çünkü ben bir romanı bitirdiğimde zihnimde sadece etkileyici cümleler değil, insana dair bir sıcaklık da taşımak istiyorum. Bu kitap ise bana hayranlık duygusundan çok yabancılık hissi bıraktı.
Bazı kitaplar seni içine çağırır. Bu kitap bana sürekli kapısını kapatıyormuş gibi geldi.